Duyurular

2022 Ocak Ayı Bültenimiz

11 Ocak 2022

BEVERİDGE RAPORU

Aralık 2021 ayı için yapılan araştırmada yoksulluk sınırının 11 bin lirayı, açlık sınırının ise 4000 lirayı geçtiğini görüyoruz.   1942 Yılında İngiltere de hazırlanan Beveridge raporu ile “yoksulluğu çağdaş toplumun yüz karası olarak ilan edilmişti”. Çoğumuz Yoksulluk sınırı altında, emekli olanlarımız ise açlık sınırının altında veya çok az üstünde bir ücret karşılığı hayata tutunmaya çalışıyoruz. Bizler “yüz karası olarak” kabul edilen yoksulluk sınırların altında bir yaşamı hak etmiyoruz.  

Her yıl biraz daha alım gücümüz geriye gidiyor yoksullaşıyor ancak tek sorunumuz bu değil Kamu görevlileri insanın Ana rahmine düşmesiyle doğumuyla başlayan yaşamının her safhasında onun hayatına dokunan insanlardır. Onu eğiten öğretmen, yaşama tutunmasını sağlayan sağlık emekçileri, can ve mal güvenliğini sağlayan polis, dış düşmanlardan koruyan Asker, zayıfı güçlüden, fakiri zenginden koruyan Yargı mensupları, güven içinde seyahat etmesini sağlayan Demiryolcular, Havalimanlarının seyrüsefer güvenliğini sağlayan emekçiler yaşamının sonunda ahirete yolculuğunda son namazını kıldıran ve duasını yapan hatta hayvanlarına, tarlasında ki ürününe kadar gün içinde 7/24 hizmet veren insanlarız. İşimiz bu diyerek ayrıca taktir görmeyi bekleme sekte “neymiş illa memur olacakmış, yan gelip yatacak ya” sözleriyle emeğimizin, bilgimizin ve tecrübemizin itibarsızlaştırılması, değersizleştirilmesi bizleri çok incitmiştir.  

Bizler ağzında gümüş kaşıkla doğan şanslı kişiler değiliz. Pek çoğumuz orta direk denilen sosyal kesimde yer alan ailelerden geldik ve bu sosyal kesimin yeni fertleri olduk. Bizler lüks ve konforlu bir hayatın özlemi içinde değiliz sadece çocuklarımızın iyi eğitim almasını, iyi beslenmesini, ailemize asgari ölçülerde iyi bir yaşam sağlamak istiyoruz. Ama tek sıkıntımız alım gücümüzün geriye gitmesi değildir.  Liyakat ve karakter olarak uygun olmayan kişilerin üst düzey görevlere atanması. Kendisini üstlerinin kölesi, astlarının efendisi gören bu kişilerin kapris ve kibirlerine katlanmak zorunda kalmamız, makamın gücünü kullanarak hakkaniyet ölçülerine aykırı uygulamalarına ve baskılarına maruz kalmamız, özelleştirilme uygulamaları maddi konuların dışında yaşadığımız sorunların bazılarıdır.   

Arkadaşlar, son TİS öncesi masaya ortak olarak oturacaklarını açıklayan Memur Sen ve T. Kamu Sen 2022 için 600 lira seyyanen zam, %21 + enflasyon oranı farkı, 2023 yılı için %17 zam + enflasyon farkı ve her yıl için %3 refah payı ve tüm kurumlarda ki personele TİS masasının konusu olmamasına rağmen popülist yaklaşımla 3600 ek gösterge talebinde bulunmuşlardı.  Bu teklifler oturdukları masadan 2022 yılı ilk altı ay için %5, ikinci altı ay için %7 + enflasyon oranı, 2023 yılı ilk altı ay için %8, ikinci altı ay için %6 + enflasyon farkı ile TİS'i imzalayarak masadan kalktılar. Sonra da cumhurbaşkanına teşekküre gittiler. 

 Bildiğiniz üzere 3 Ocak’ta TUİK tarafından açıklanan Enflasyon oranlarına göre kamuda çalışan personel ile emekli maaşları belirlendi. TİS masasında belirlenen %5’lik iyileştirmenin üstüne 4688 Saylı Kamu Çalışanları TİS kanunun 3. Maddesinin h bendine aykırı biçimde %2,5 ek zam yapıldığı açıklandı.  Kanunun ilgili maddesinde “Toplu sözleşme ile bu kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirleneceği ifade edilmiştir.  Ek zam Sendikalar ile kamu işveren heyetinin bir masa etrafında bir araya gelerek ek bir protokolün düzenlenmesiyle yapılması gerekirken ben verdim anlayışıyla yapılması sadece kanuna aykırılık arz etmediği gibi, ileride TİS de belirlenen zam oranını Cumhurbaşkanının fazla bulması halinde oranın geriye çekmesinin önü açılmış oldu. 

  Kanuna uygun biçimde yapılmayan Ek zam için Memur Sen Genel Başkanı “ateşi söndürür” sözleriyle memnuniyetini ifade ederken, KAMUSEN Genel Başkanı %3 ek zam taleplerinin %2,5 olarak karşılık bulmasından memnuniyetini susarak ikrar etti. Boşuna Sultanın sofrasına oturan alimin fetvasına güvenilmez denilmemiş. Buna şaşırdık mı elbette hayır. Çünkü masanın şartlarını belirleyen örgütlenmenin önünde en büyük engeli teşkil eden 4688 Sayılı TİS Kanunu bu haliyle devam ettikçe buna ek olarak masaya oturan aynı insanlardan farklı bir sonuç çıkmayacağını bizleri yine TÜİK’in istatistiklerine mahkûm edeceklerini çok iyi biliyorduk.  Zaten teşekkürcü sendikaların esas talebi %1 barajı getirterek örgütlenme ve sendika tercihlerini kısıtlamakmış. Bizleri 400 lira ile kendilerini tercih edebileceklerini sandılar ama yanıldılar bu maksatlarına yargı izin vermedi.   

Kuruluş tarihimiz olan 1 Haziran 2011 tarihinde Sendika Kurucular Kurulu adına açıklama yapan Kurucu Genel Başkanımız Adem Çalışkan, “Atatürk ilke ve devrimlerini hazmedemeyen, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmayan, ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğünü ilke edinmeyen ve demokratik anlayışa sahip olmayan kişi ve anlayışlara aramızda yer verilmeyecektir” diyerek Ulaşım İş Sendikasının ilkelerini ve kırmızı çizgisini kamuoyuna ilan etmişti. 10 yıldır bu ilkelerden en ufak eksen kayması yaşanmadan üyenin niteliğine önem vererek Atamızın işaret ettiği akıl ve bilimin ışığında hareket eden, genelin menfaatini kendi menfaatinin önünde tutmasını bilen, ilkeli duruşu olan emeğim değerimdir, mücadelem onurumdur diyen insanlarla yol arkadaşlığı yaptık. Üye sayımızı çoğaltmak uğruna ne ilkelerimizden vazgeçtik nede bir siyasi partinin desteğine tevazu ettik bundan sonrada aynı şekilde devam edeceğiz.  

 2022 Yılı sağlam ilkeler üzerine kurulmuş sendikamızı layık olduğu seviyelere birlikte getireceğimiz yıl olacaktır. Üyelerimizin bu hususta elinden gelen katkıyı vereceğine inancımız tamdır. Diğer sendikalar ile kıyaslandığımızda sayısal olarak şimdilik sayımız az olsa da Yönetim Kurulunu oluşturan arkadaşlarımızın diğerleriyle kıyaslandığında liyakat ve tecrübe en önemlisi de karakter olarak inanın kıyaslanmayacak ölçüde fazlalıkları vardır. Tek ihtiyacımız üyelerimizin sadece üye olmakla kalmayıp sendikamızın büyümesine katkı vermesi ve işkolumuzda görev yapan Kamu Görevlilerinin sendika tercihlerini objektif kriterler yönünde doğru yerde doğru insanların yanında yapmalarıdır. Sağlıklı günler dileriz.

 

Cihad KORAY

Genel Başkan

Kamu Çalışanlarını sendikamıza davet ediyoruz.

Değerli Arkadaşlar,

Geçtiğimiz yıl içinde yapılan TİS yine hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Şaşırdık mı? Hayır! 4688 sayılı sendika yasasıyla kurulan TİS masasından bizlerin yararına kararlar çıkmasını beklemek ve üstelik bunu aynı insanlardan ummak düş görmekten öte bir şey değildir. TİS masasının etkisiz iki ortağı TİS protokolüne koymayı akıl edemedikleri ek zam için kapı kapı  dolaştılar  ancak bir sonuç alamadılar. Sonuçta iktidarın ve TÜİK’in vicdanına bırakılarak % 80’lerin üzerindeki gerçek enflasyon karşın % 36.08’lık gerçek dışı hayali bir yüzdeyle karşı karşıya kaldık.

Sizler eğitim, öğretim düzeyi ve kurumsal kariyerleri yüksek olan kamu çalışanlarısınız.  Ülkenin her alanda yaşadığı sorunları yakından izliyorsunuz. Bu sorunlar hakkında kuşkusuz sizinle aynı değerlendirmelerde bulunuyoruz. Dolayısıyla bu konulara girmeyi gerekli görmüyoruz. Günümüzün statükocu sendikalarını çok yakından izlediğinizi ve beğenmediğinizi de biliyoruz.

Ulaşım İş sendikası kurulduğu 1 Haziran 2011 tarihinden bu yana; mevcut sendikal statükoların bütün yanlışlarından kendisini koruyabilmiş, üyelerinin niceliğinden ziyade niteliğine önem vermiş, hiçbir siyasi yapıya bağlı olmayan, özgür ve bağımsız sendika olmayı yeğlemiştir. Sınıf bilinciyle emeğimize, yurttaş bilinciyle cumhuriyetimize ve ulus bilinciyle de vatanımıza sahip çıkmaya yılmadan ve ilk günkü kararlıkla sürdüreceğiz. Emeğin en yüce değer olması önceliğiyle; tam bağımsız Türkiye’yi savunan, yolunu Cumhuriyetimizin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma devrimleri ve ilkeleri olarak tanımlayan bir sendikayız. Üyeleri ise Atamızın işaret ettiği akıl ve bilimin ışığında hareket eden kamu çalışanlarıdır. Vatanımız ve Milletimizi, geçmiş ve geleceğinde bölmeyi arzulayan, kişisel çıkarlarını genelin çıkarlarının üstünde tutan, siyasi güce göre sendikal tercihlerini yapan kişiler ile bugüne kadar yol arkadaşlığı yapmadık ve bundan sonra da yapmayacağız. İlkeli ve onurlu duruşu kendisine ilke edinmiş, emeğim değerimdir, mücadelem onurumdur diyen, gerici ve bölücü olmamak koşuluyla, hangi düşünceden olursa olsun siyasi düşüncesini sendikal mücadelesiyle karıştırmayan tüm emekçileri yol arkadaşımız olmaya davet ediyoruz.

Bu davetimizi karşılıksız bırakmayacağınız umuduyla, Yönetim Kurulumuz adına yeni yılınızı sağlık ve esenlik dileğiyle kutluyor, 2022 yılının tüm düşlerinizin gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyoruz.

 Cihad KORAY

Genel Başkan

Yeni yılınız kutlu olsun!

Değerli Arkadaşlar,

Bu yıl içinde yapılan TİS yine hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Şaşırdık mı? Hayır. 4688 sayılı sendika yasasıyla kurulan TİS masasından bizlerin yararına kararlar çıkmasını, üstelik bunu aynı insanlardan beklenmesi ütopyadan başka bir şey değildi. TİS Masasının etkisiz iki ortağı kusurlarını örtmek için   Medine dilencileri gibi TİS protokolüne koymayı akıl edemedikleri ek zam için kapı kapı dolaşıyorlar. Sonuçta iktidarın ve TÜİK’in vicdanına bırakılmış durumdayız.    

Kamu çalışanlarının sorunları 2022 Yılında sadece ekonomik sıkıntılarla sınırlı kalmayacaktır. Her biri Cumhuriyetimizin birer kalesi olan ekonomik değerlerimizden elde kalan KİT’ler yeni üretilen şirketleşme ve işletme devri modeli ile tasfiye edilmekle karşı karşıya kalacaklardır. Yani talan ve peşkeş çekme 2022 yılında da devam edecektir. TCDD Taşımacılık A.Ş. ve TÜRASAŞ şirketleşme (!) sürecini tamamlamış iki kurumdur. Çalışanların istihdam şekli ve işlerinin 3. şahıslara devredilmesi önünde bir engel kalmamıştır.  233 Sayılı KHK’den çıkılması için bir CK yeterlidir. Aynı süreci DHMİ’de görev yapanların da 2022 yılı içinde yaşamaları muhtemeldir.   

Üye sayısı en fazla olan TİS Masasının iki ortağı bunlara karşı projeler üretmek yerine iş birlikçi tavırlar sergilemeyi tercih ediyorlar. En doğru ifadeyle bu sendikalar geleceğimizi satıyorlar ama ne yazık ki kamu çalışanları bunu ısrarla görmezden geliyorlar. Bununla da kalmıyorlar, işbirlikçi tavırları ile sendikaların itibarını düşürüyor, dayanışma gücümüzü de aşındırıyorlar, hamasi söylemler ile çalışanlardan gerçekleri gizliyorlar.

Ulaşım İş Sendikası bu tür hamasetten uzak durmayı, sahip olduğumuz hakları korumanın yanında özelleştirilme uygulamalarının her şekline karşı duruş sergilemiştir.  TCDD Taşımacılık A.Ş. ve TCDD’nin 3 Bağlı ortaklığının TÜRASAŞ adı altında bir araya getirilerek şirketleşme sürecine de karşı duruş göstermiş, her tür bedel ödemeyi göze alarak   göstermeye devam etmektedir.

Arkadaşlar, emeğin hakkı, hukuku ve adaletli paylaşımı için yola çıkanlar asla yorulmazlar, yılgınlık duymazlar. Çünkü onlar "Saraylar saltanatlar çöker, kan susar bir gün zulüm biter, menekşelerde açılır üzerimize, leylaklarda güler. Bu günlerden geriye kalan bir yarına gidenler kalır birde yarın için direnenler" diyenlerdir.

 Yönetim Kurulumuz adına; yeni yılınızı sağlık ve esenlik dileklerimle kutluyor, 2022 yılının tüm beklentilerinizin gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyorum. 

 

                                                                                                                     Cihad KORAY

                                                                                                                Ulaşım İş Sendikası

                                                                                                                    Genel Başkanı

 

Erşan TÜRKER'i anıyoruz!

ERŞAN TÜRKER'i saygıyla anıyoruz!

Eski MYK  üyelerimizden mücadele adamı Erşan TÜRKER'in aramızdan ayrılışının 4. yılını geride bırakırken kendisini saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

 

2021 Ağustos Bülteni

31 Ağustos 2021

AĞUSTOS AYI BÜLTENİ                          

 BİR TİS SÜRECİNİ DAHA GERİDE BIRAKTIK...

 Senaryosu 2001 yılında çıkarılan 4688 sayılı Sendika Kanunu ile yazılan tiyatro, her zamanki gibi aynı sahneyle sonuçlandı. Yine bizi TÜİK'in vicdanına, onun açıklayacağı enflasyon oranı kadar bir iyileştirme oranına mahkûm ettiler. 2 milyona yakın kamu çalışanına sendikalara üye olma hakkı yine verilmedi. Üye olma hakkı vermedikleri gibi 400 lira TİS ikramiyesini de vermeyerek maddi olarak ta mağdur etmeye devam ettiler.  Şaşırdık mı? Elbette hayır. Bazılarımızın Memur Sen ile Kamu Sen'in TİS masasına ortak gitmesinden dolayı umutlanmışlar ve bu dönem ki TİS' den beklentileri güçlenmişti. Ama sonuç değişmedi. Bu kanun var oldukça değil 2 sendika tüm sendikalar bir araya gelseler yine sonuç değişmeyecektir. Yıllardır dile getirilen bu durum kamu çalışanlarınca anlaşılamamaktadır. 

 Mali ve sosyal haklarımızda yararımıza bir gelişme beklememekle birlikte var olan haklarımızı, Anayasa, Kanun ve Uluslararası sözleşmeler ile garanti altına alınmış bireysel tercih özgürlüğümüze açık, sendika kurma ve örgütlenme özgürlüğümüze dolaylı olarak müdahale eden bir karar altına imza atılacağını doğrusu beklemiyorduk. Toplu Sözleşme İkramiyesi adı altında sendika üyelerine 3 ayda bir ödenen ücret %300 oranında arttırıldı ancak bu meblağı almak için üyesi olduğu sendikanın iş kolundaki üye sayısı, toplam çalışan sayısının en az % 1 oranı kadar olması koşulu getirildi. TİS'de kanun ve yönetmelik değişikliği arz eden teklifler masanın konusu olmadığı halde, Toplu Sözleşmede kanunda olmayan bir madde TİS metnine sinsice sokulmuştur. İlk tepkiler sonrası Memur Sen Genel Başkanı 45 lira olan rakam için bir baraj sınırlaması olmadığı yönünde açıklaması yeni bir tartışma konusu oldu çünkü bu açıklamasının hukuki dayanağını belirtmedi. TİS Kanununda bu hususta bir madde olmaması çok önemli değil TBMM açıldığında 4688 Sayılı TİS ve sendika kanununa gerekli düzenleme yapılacaktır. Değişecek tek şey kanun geriye doğru işlemez ilkesi gereğince % 1 barajı için 2021 yılı Temmuz ayında yayımlanan sendikaların üye sayıları değil, 2022 yılı üye sayıları kriter olarak alınacaktır. Zaten 2022-23 yıllarını kapsayan bir sözleşmeye 2021 yılında kalmış üye sayılarını kriter olarak almak birçok husus yönünden aykırılık arz etmektedir. Bizim bildiğimizi bu şekilde düzenleme yapanlar bilmiyor mu? Elbette biliyorlar. Bu düzenleme ülkemizde her alanda demokrasinin ve özgürlüklerin daraltılmasının TİS masasına da yansıdığı gösteriyor.  

Bundan sonra ne olacak?

 Sendikaların ilk tepkileri alanlara inmekle oldu. Yapılacak basın açıklamaları ile hem tepkiler hem de bu kararın hukuksuzluğunu ve esas maksadı kamuoyuna anlatılacaktır.  Bu düzenlemenin iptali için yargıya gidilecektir. Ulaşım İş Sendikası olarak Danıştay 12. Dairesine bu düzenlemenin iptal edilmesi yönünde yargı sürecinin başlatılması için avukatımıza talimatımızı verdik.  

Bu düzenlemenin esas maksadı nedir? 

 Bu talebin TİS masasına getirilmesi ve sözleşme metninde yer almasının birden fazla nedeni var:

  • TİS masasında oturan sendikalar masadaki yerini garanti altına alıyor. TİS masasına oturmak için konfederasyon olma şartı vardır. Kamu çalışanları 400 lirayı almak için sendika tercihlerini TİS masasında oturan konfederasyonlarına bağlı sendikalardan yana yapması halinde birçok sendika zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacak, bazıları da kapanma aşamasına gelecektir.  Konfederasyon vasfı için en az 5 İş kolunda örgütlenmiş olma şartı vardır. Bu durumda birçok   sendika ve konfederasyon kurma hakkını yitirmesine sebep olacaktır.      
  •  Kamuda çalışan İşçiler 2 sendikaya mecbur bırakılmıştır. Kamu çalışanlarını da iktidarlara yakın olmayı tercih eden 2 sendikaya mahkûm edilmek isteniyor. 2 sendika diyoruz % 1 barajını getiren irade barajı % 5’de çıkarabilir. Bu durumda 2 sendika kalacaktır.  
  •  2023 yılında olası bir İktidar değişikliği sonrasında Memur Sen en az bir dönem daha Genel Yetkili Sendika olarak kalmayı garanti altına alma isteği.       

TİS masasına ortak giden Kamu Sen her ne kadar bu düzenlemeden haberi olmadığını beyan etse de % 1 barajı hususunda tepki gösteren bir açıklama yapmamıştır. Eğer bu hususta bilgisi ve desteği yoksa o vakit yapması gereken bu düzenlemenin 4688'e "eklenmesine engel olmak için meydanlarda bu hukuksuzluğa karşı duruş gösteren sendikaların yanında olarak bu direnişe önderlik etmektir". Aksi taktirde bu haksız ve hukuksuz kararın ortağı olarak kalacaktır.   

 Firavuna karşı gelmek yetmez. Musa'nın yanında olacaksın!

 Bu söz genelde haksızlıklara tepkisiz kalınması karşısında söylenir. Toplumumuzun genel karakteristik özelliği, bir konuda haksızlık yapıldığını kabul etse de tepkisini haklının yanında yer alarak göstermemesidir. Bu yaklaşımının uzun vadede çok ağır bedeller ödenmesine sebep olmasına rağmen ne yazık ki bu alışkanlığımızdan bir türlü vazgeçmiyoruz. Kamu çalışanları yeni bir haksız ve hukuksuz bir durum ile karşı karşıya kaldılar. Bu haksızlık karşısında tepkisiz kalmamamız için 3 ayda bir 400 lira rüşvet teklif ediliyor. Bu teklif bizlerin onur ve haysiyetine hakarettir.  %1’lik barajın getirilmesini yanlış ve haksız bir karar olarak görmesine rağmen cebe yansıyacak olan miktar 70-80 lira olacaktır. Bu meblağ için sendikalarından ayrılacak olanlarımız onur ve haysiyetlerini hedef alan bu tavrı kabul etmekle kalmayacak çok yakın zamanda büyük bir pişmanlık duyacaklardır. Çünkü siyasi iradenin arzu ve istekleri yönünde hareket eden sendikalara mahkûm olacaklardır.

 Bazılarımız bu düzenlemenin Kamu Çalışanlarının tek sendika çatısı altında toplanmasına vesile olması yönünde ilk adım olarak görebilirler. Keşke bu niyetle yapılmış olsa! Ancak siyasi irade bütün çalışanların bir araya geldiği ve güç verdiği tek sendikayı karşısında görmek istemez. Birden fazla Sendika olmasını tercih eder. Sendikaları birbiriyle kontrol etme hakkından vazgeçmez. Bu bir tuzaktır, Ulaşım İş Sendikası üyeleri bu oyuna gelmeyeceklerine gönülden inanıyoruz. Umarız kamu çalışanları bu tuzağa düşmezler % 1 baraj sorunu yaşayan sendikalara her zamankinden daha fazla sahip çıkar destek verirler.

 Cihad KORAY

Genel Başkan

2021 Toplu İş Sözleşmesi Primi

 BİLGİLENDİRME

Dün sonuçlanan Toplu Sözleşme görüşmeleri sonunda, Memur-Sen ve Kamu-Sen’in ortaklaştığı ve imzaladığı anlaşmadaki; “3 ay da bir sendikalı üyelere 400 TL toplu sözleşme primi verilir” maddesindeki, “% 1 üye oranı olmayan sendikalar bundan faydalanamaz” ayrıntısının; Avrupa İnsan Hakları, Anayasa, 4688, TİS yasalarında ve çalışma yaşamında ve diğer hukuksal kaynaklarda yerini bulmuş eşitlik, özgürlük ve örgütlenme haklarını ortadan kaldırmakta, sendikal faaliyetleri engellemekte olup, hukuksal bir değeri yoktur.

Buna karşı hukuk mücadelemiz hızla başlayacaktır. Ulaşım İş Sendikası üyeleri UBAK, TÜRASAŞ, TCDD, TCDD A.Ş. ’de % 1’lik sınırın üstünde olmasına karşın DHMİ’de bu oranı sağlayamamaktadır. Temel haklar ile örgütlenme özgürlüğünü katılımcılık ve çoğulculuktan daha çok sayısal çoğunlukçuya ve tüm kitleleri içine almayan dar ve sübjektif bir ölçüte eviren, doğrudan doğruya ortadan kaldıran ve hukuka uyarlılığı olmayan bu düzenlemeyi bir propaganda aracı olarak kullanmak isteyen bazı anti demokratik sendikaların “bu ödemeyi siz alamazsınız” yönündeki propagandasına inanmayınız. Ulaşım İş sendikasının üyeleri, temel haklarına, örgütüne ve örgütlenme özgürlüğüne sahip çıkacak bilince ve onura sahiptir. Avrupa İnsan Hakları ve ülkemizdeki mahkemelerin bu maddeyi iptal edeceği herkes tarafından ayan beyan açıkça bilinmektedir. 2022 yılında 3 ay da bir ödenecek olan Sözleşme Primi üyelerimiz tarafından alınacaktır.

10. Kuruluş Yıldönümümüz

Ulaşım – İş adıyla kurulan sendikamız, bundan 10 yıl önce 1 Haziran 2011 yılında şu sözlerle mücadeleye başlamıştı: “Yeni kurulan sendikamız Ulaştırma Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Ulaşım – İş, sınıf ve kitle sendikacılığını savunacak ve iş kolumuzda çalışan herkesi ayrımsız kucaklayacaktır. Ancak, işbirlikçi bir anlayışla kişisel çıkarları uğruna çalışanların aleyhine davranışta bulunanlar ile Atatürk İlke ve Devrimlerini hazmedemeyen, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmayan, ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğünü ilke edinemeyen ve demokratik anlayışa sahip olmayan kişi ve anlayışlara aramızda yer verilmeyecektir”. Kuruluşunu tamamladıktan sonra aynı ilkelerle yola çıkan diğer sendikaların bağlı olduğu Birleşik Kamu – İş konfederasyonuna dahil olmuş ve güç katmıştır. Kurulduğu günden bu yana, donanımlı ve saygın üyelerden oluşan sendikamız, konfederasyonumuza bağlı diğer paydaş sendikalar gibi “Sınıf bilinciyle emeğimize, yurttaş bilinciyle cumhuriyetimize ve ulus bilinciyle vatanımıza sahip çıkacağız” diyenlerin sendikası olmaya devam etmektedir.

Cihad KORAY

Genel Başkan

Ulaşım-İş Sendikası

 

Şubat Ayı Bültenimiz - Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

ŞUBAT AYI BÜLTENİMİZ

YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ...

 Ya hep beraber ya hiçbirimiz diyeceğimiz günlere doğru hızla yaklaşıyoruz. Yıllardır kamuda devam eden özelleştirme ve tasfiye sürecinden TCDD’de de nasibin almış 2013 yılındaki 6461 sayılı kanun ile ikiye bölünmüştü. Her özelleştirilme öncesinde söylendiği gibi, kuruluş hantal yapısından kurtulacak, daha kaliteli ve ucuz hizmet veren, kar eden kuruma dönüşecekti. Bugün gelinen nokta; bırakın kar etmeyi her yıl zararı daha da büyüyen ve son 4 yılda 11 Milyar 177 milyon zarar eden kurum haline geldi. TCDD’nin ikiye bölünmesi sonrası 2017 itibariyle, özel tren işletmeciliği başlamış ve iki başlı yönetim ve çoğunluğu İBB kadrolarından oluşan kurum kültürünü bilmeyen liyakatsiz kişilerin üst yönetimlerine getirilmesi sonucunda, TCDD’nin tarihinde görülmeyen peş peşe gelen ölümlü tren kazaları ile kurumsal imaj yerle bir oldu.

 İkiye bölünme sonrası yaşanan olumsuzluklardan yeterli ders alınmadığı, demiryollarını bölmeye yönelik yeni çalışmaların gündeme gelmesiyle anlaşılıyor.  Bu hazırlıkların eski ismi Raysimaş olan TCDD Teknik üzerinden sürdürüldüğü, hazırlandığı söylenen birkaç modelin Cumhurbaşkanlığının takdirlerine sunulduğu söyleniyor. Bu yeni yapılanmanın sonuçları bir önceki gibi olmayacak bu sefer kurum ile birlikte işçi, memur tüm personel olumsuz yönde etkilenecektir. Nasıl bir yöntem kullanılacağı şu an itibari ile net belli olmasa da, önümüzde 1990’ların başında Türk Hava Yollarının yapısına benzer yöntemler ile TÜRK Telekom’un özelleştirilmesi ve Tank Palette olduğu gibi işletme devri modeli ile özelleştirilebilir. Yeni yapılanmada kurumun 233 sayılı KHK’nin dışına çıkarılacağı ve böylece çalışanların 4857’ye tabi olacağı (işçi statüsüne) kesin olarak öngörülmektedir.

 TCDD’nin yeniden yapılanması süreci 2020 Yılında TCDD’nin bağlı ortağı olan TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ Genel Müdürlükleri tasfiye edilerek TÜRASAŞ çatısı altında bir araya getirilmesiyle başlamıştı. Onlarca yıldır demiryollarının çeken ve çekilen araç ihtiyacını karşılayan, onarım ve bakımını yapan bu alanda ülkemizi dışa bağımlı olmaktan çıkaran bu kuruluşlar 4 Ağustos 2020 tarihi itibari ile Bölge Müdürlüğüne dönüştürüldüler. 10 ay öncesi durum ile şimdiki durumu hep birlikte izliyoruz.

 25.02.2021 tarihinde TCDD’de örgütlü dernekler bu konuyla ilgili bir araya geldiler. Önümüzdeki günlerde sendikalar ile de bir araya gelineceği söylendi. Bu süreçte sendikalar güdükte de olsa Anayasanın kendilerine verdikleri haklar ve güvenceler ile bu taban hareketinin öncüleri olan dernek yönetimlerine, idarenin baskı ve yaptırımlarının önünde kalkan olabilirler.  Bu süreçte alınacak her karara sendika olarak gereken desteği vermeye hazırız. Bugüne kadar yeniden yapılanmaya muhatap olan kurumların başına gelenleri biliyoruz. Pek çoğu yok oldu kimisinin de TELEKOM gibi içi boşatılıp kreditör bankalara olan borcuna karşılık devredildi.  Hangi görüşte ve hangi pozisyonda olursak olalım, bu sürece karşı birlikte hareket etmezsek bu işlerin geri dönüşü de olmayacaktır. Herkes kaybedecektir. Personeli bölmek, bir araya gelmesini engellemek için   çıkarılacak söylentilere itibar edilmemelidir. Tek bir gerçek vardır, zamanında hep birlikte karşı koymazsak, kenara çekilirsek hepimizin kaybedeceğidir. 

 

                                                                             Cihad KORAY 

                                                                       ULAŞIM İŞ SENDİKASI 

                                                                           GENEL BAŞKANI 

 

Ocak Ayı Bültenimiz - 2021 Yılına Girerken

2021 YILINA GİRERKEN

1/1/2021

İlk gününü geride bıraktığımız yeni yılda, emeğimizin ve bilgimizin hak ettiği payı alabilmesi, yoksulluğa, yasaklara, yolsuzluklara, çürüme ve yozlaşmaya, işverenin keyfi ve haksız uygulamalarına; tüm insani duygularımız ve emeğimizden aldığımız güç ve cesaretle karşı duruş gösteremezsek 2021 yılı kendiliğinden huzur, mutluluk, adalet ve refah getirmeyecek,  2020 den farklı olmayacaktır.

 Yaşadığımız pandemi  süreci, yıllardır esnek ve uzaktan çalışma ile uzaktan eğitim üzerinde çalışmalar yapanlar için bunları uygulama fırsatı vermiştir.  Yeni çalışma ve eğitim öğretim hayatına yönelik kalıcı ve sürekliliğine yönelik adeta bir test süreci yaşanıyor. Uzaktan eğitim ve evden çalışma yöntemi ile evlerimiz ev olmaktan, bize özel yerler olmaktan çıktı adeta ev ofislere, okullara dönüştü. Fark etme sekte  kapsamlı bir değişim yaşanıyor.  Yüz yüze eğitimin yerine dijital dersler ile çocuklarımız tümden dijitalleşmeye mahkum hale getirilirken toplum dijital çalışma hayatına hazırlanıyor.  Bu değişim ve dönüşümün kazananı işletme giderleri azalacak olan kapitalist sistemin bilindik aktörleri olacaktır.

 Uzaktan çalışma yaygınlaştıkça  aynı kurumda çalışanlar birbirini göremeyecek, çok farklı ücret sosyal haklara sahip olacaklar ve böylece aralarında dayanışma olgusu oluşmayacak, bireyselleşme daha fazla artacaktır. Bu değişimden en fazla olumsuz yönde etkilenecek olan kurumlar sendikalar olacaktır. Varlığına ihtiyaç duyulmayan kurumlar haline gelecektir. Esnek çalışmanın yaygınlaşması sonucu yapılacak yasal düzenlemelerle birlikte, kısa süreli dilimler halinde çalışıldığından dolayı sosyal güvenceler ve emeklilik hayal olacaktır.

 2020’de işsiz kalmakla korkutulan işçiler, yasaklar ve cezalar ile sindirilen kamu çalışanları, çiftçi, esnaf ve hizmet sektöründe yer alan sosyal kesimlerin büyük kısmı pandeminin yol açtığı yıkım ve ekonomik krizin yükünün kendilerine fatura edilmesine ses çıkaramadılar. Sayıları az olsa da karşı ses çıkaranlar ise, siyasi muhalif olarak ilan edilmekle kalınmadı  “Terörle Mücadele” ile “Ulusal Güvenlik” kıskacı altına alınarak dış güçlerin yerli işbirlikçisi, vatan haini ilan edilerek susturulmaya ve sindirilmeye çalışıldı. Uyduruk gerekçeler ile haklarında adli ve idari soruşturmalar açıldı.

 Her ne kadar 2021'e devrolan tablo böyle olsa da umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmayacağız.  Daha iyi bir ülkede yaşamak için hep birlikte mücadele edeceğiz. Son zamanlarda toplumda yaşanan değişimler gerçekten umut verici.  Gençler, kadınlar, kamu çalışanları,  eğitimli işçiler, şehirleşmekte olan toplum  hatta köylerde yaşayan kesimler gelir dağılımındaki adaletsizliğe karşı tepkilerini daha açık  göstermeye başladılar.

 İşçi Sendikaları ilk defa dayanışma içerisinde davranarak  2020 yılında iki kez kıdem tazminatının tasfiyesi girişimine birlikte karşı duruş gösterdiler TBMM Genel Kuruluna kadar gelen yasal düzenlemeyi geri çektirmeyi başardılar. Kadınlar Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasına yönelik girişimleri püskürttüler. İstanbul sözleşmesine karşı olan kesim bu direniş karşısında umdukları destek gelmeyince hayal kırıklığına uğradılar ve başarılı olamadılar.  Kısacası toplumun en dinamik kesimlerinde bir uyanış görülmekte, ideolojik – siyasi hegemonyadan uzaklaşma eğilimi güçlenmektedir. 

 Dolayısıyla siyasi irade bu haklı talepler yönünde yeni pozisyonlar arayışına girmek zorunda kaldı.  Son günlerde ekonomik ve hukuk alanlarında reform yapılacağına dair söylemler bu değişimlerin zorlamasındandır.  Halkımız sahip olduğu gücün farkına varıp bu potansiyelini gerçeğe dönüştürmeyi başardığı ölçüde, 2021 yılı daha iyi bir ülkede yaşayabilme yönünde umutları yükselecektir. 

 Ulaşım İş Sendikası 2021 yılında da emek, demokrasi ve kamu çalışanlarının sorunlarının çözümüne  yönelik mücadelesini  sürdürmeye devam edecektir. 2021 yılında tüm beklentilerinizin gerçekleşmesi dileklerimle sağlık ve esenlikler diliyorum.

 

                                                                                                                     Cihad KORAY

                                                                                                                Ulaşım İş Sendikası

                                                                                                                    Genel Başkanı

 

Adaletsiz RTÜK Kararı

"ADALETSİZ RTÜK KARARI” İLE İLGİLİ SENDİKAMIZIN GÖRÜŞÜ

 

Abdülhamid'e hakaret ettikleri gerekçesiyle Tele 1 ve  Halk TV'ye 5 gün karartma cezası verildi. Tekrarı halinde lisansları iptal edilecek  yani tamamen karartılacaklar.

Milli ve Manevi şahsiyetlere, özel hayatı hedef alan   hakaret içerikli söylemler bulunulmasını doğru bulmuyoruz.

Tarihe mal olmuş kişileri  kendi dönemlerinin şartlarıyla değerlendirilmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz.

Ancak yakın bir zaman önce Mustafa Armağan denilen Atatürk düşmanının bir TV kanalında yaptığı programda Mustafa Kemal Atatürk'ün ile manevi kızı Afet İnan hakkında  vicdanlara sığmayan asılsız  iddialarına  verilen ceza ile    karşılaştırıldığında ve yerel seçimler öncesi kırmızı bültenle aranan bölücü başının kardeşi terörist Osman Öcalan'ı devletin televizyonuna çıkartılıp röportaj yapılmasına karşı hiçbir cezai uygulamaya gidilmemesini de unutmuş değiliz.  Dolayısıyla her iki TV Kanalına RTÜK'ün kendi tarihinin en ağır cezayı vermesini çifte standart bir yaklaşım  olarak değerlendiriyor, adalet ölçülerine uyuşmadığını düşünüyoruz.

      Cihad KORAY

     Genel Başkan

 

Basın bilgi notu: Bu basın açıklamasının pdf, png ve docx uzantılı dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. http://ulasimis.org/index.php/2013-10-29-08-25-43/basin-aciklamalari

 

 

 

 

Barolar Birliği Yürüyüşü

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ YÜRÜYÜŞLERİ

 İktidarın çoklu baro sistemine geçerek, baroları bölmek ve siyasallaştırmak isteği karşısında tepkisini göstermek için baro başkanlarının Anıtkabir’de sonlanacak Ankara yürüyüşünün Ankara girişinde polis tarafından engellenmesini ve adalet mekanizmasının en önemli unsurlarından olan avukatlara emniyet güçleri tarafından terörist muamelesi yapılmasını kabul edilir bir davranış olarak bulmuyoruz.

Baroların hak aramak için, daha önceden bir grubun yaptığı benzer yürüyüş ve Anıtkabir ziyaretlerine, bugünkü yürüyüş ve bundan sonra yapılacak olası yürüyüşlere yapılan bu engellemeyi ülkemizin demokrasisine yakışır bulmuyoruz.

      Cihad KORAY

     Genel Başkan

 

Basın bilgi notu: Bu basın açıklamasının pdf, png ve docx uzantılı dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. http://ulasimis.org/index.php/2013-10-29-08-25-43/basin-aciklamalari

 

 

 

TÜRASAŞ basın açıklamamız

BASIN AÇIKLAMASI

Sivas ilimizdeki TÜDEMSAŞ, Eskişehir ilimizdeki TÜLOMSAŞ ve Sakarya ilimizde bulunan TÜVASAŞ'ın, Ankara merkezli TÜRASAŞ adıyla kurulan şirketin bünyesine katılması sonrası ana statüsü ile ilgili Cumhurbaşkanı kararı yayımlanmıştır. 

Yukarda adları geçen bu üç kurum, bulunduğu kentleri yalnızca yurt içinde değil aynı zamanda yurt dışında da tanıtan önemli markalardır. Bu asırlık çınarlarımız, her biri demiryolu sektörünün çeken ve çekilen demiryolu araç gereksinimini karşılayan, ülkemizi dışa bağımlı olmaktan kurtarmış öz kurumlarımızdır. TÜRASAŞ'ın bünyesine katılacak olan bu kuruluşlarımız var olan hukuki statülerini yitirmekle karşı karşıyadırlar. 

Bulunduğu kentlerin adlarıyla özdeşleşmiş bu kurumların var olan hukuksal yapılarının, marka değerlerinin ve adlarının aynı şekilde devam etmesi, kentlerimize ve ülkemize çok olumlu artı değer katmaktadırlar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 4. bölümünde yer alan; “Bağlı Ortaklıklar ve İştirakler" başlıklı kısmında yer alan ifadeler, bu kurumların var olan ad, marka değeri ve hukuksal yapıları ile TÜRASAŞ'ın bağlı ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürebileceklerinin olanağını sağlamaktadır. 

TÜDEMSAŞ, TÜLOMSAŞ ve TÜVASAŞ'ın mevcut isimleri ve hukuksal yapılarıyla TÜRASAŞ'ın bağlı ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürmesi başta söz konusu kentlerimize, sermayesine, esnafına ve katma değer katan birçok farklı sektöre aynı şekilde yararlı olmaya devam edeceklerdir. El birliği ile kurumlarımıza sahip çıkma noktasında sendikamız tarafından siyasi partiler, sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri bilgilendirilmiş olup destekleriniz gücümüze güç katacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Cihad KORAY

Genel Başkan

Ulaşım-İş Sendikası

9. yılımızı kutlamanın kıvancındayız!

9. YILIMIZI KUTLUYORUZ

Ulaşım – İş adıyla kurulan sendikamız, bundan 9 yıl önce 1 Haziran 2011 yılında şu sözlerle mücadeleye başlamıştı: “Yeni kurulan sendikamız Ulaştırma Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Ulaşım – İş, sınıf ve kitle sendikacılığını savunacak ve iş kolumuzda çalışan herkesi ayrımsız kucaklayacaktır. Ancak, işbirlikçi bir anlayışla kişisel çıkarları uğruna çalışanların aleyhine davranışta bulunanlar ile Atatürk İlke ve Devrimlerini hazmedemeyen, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmayan, ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğünü ilke edinemeyen ve demokratik anlayışa sahip olmayan kişi ve anlayışlara aramızda yer verilmeyecektir”. Kuruluşunu tamamladıktan sonra aynı ilkelerle yola çıkan diğer sendikaların bağlı olduğu Birleşik Kamu – İş konfederasyonuna dahil olmuş ve güç katmıştır. Kurulduğu günden bu yana, donanımlı ve saygın üyelerden oluşan sendikamız, konfederasyonumuza bağlı diğer paydaş sendikalar gibi “Sınıf bilinciyle emeğimize, yurttaş bilinciyle cumhuriyetimize ve ulus bilinciyle vatanımıza sahip çıkacağız” diyenlerin sendikası olmaya devam etmektedir.

Cihad KORAY

Genel Başkan

Ulaşım-İş Sendikası

Nerdeyiz?

Bültenimize Abone Ol

Sosyal Medyamız

İletişim