TÜVASAŞ'tan emekli olan üyemiz Mücella İLHAN'ın emekli töreni

EMEKLİ TÖRENİ

TÜVASAŞ Planlama Dairesinde çalışan sendikamızın ilk üyelerinden Mücella İHLAN hanımın emekli yemeğinde bir araya geldik. Her zaman haklının ve doğrunun yanında olmuş, geçici unvanlar için ilkelerinden taviz vermemiş Iyi bir dostu yeni yaşamına uğurladık.

Kendisine sağlıklı neşeli huzurlu bir yaşam diliyoruz.

Bu anlamlı gününde sendikamızın en genç üyesi olan kardeşimiz sendikamızın plaketini taktim etti.

 

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI

Taziye

TAZİYE

Sendikamız üyelerinden DHMİ Denizli Çardak Havalimanı Mali İşler Şefi Bülent Baydar'ın babası Fahri Baydar vefat etmiştir. Cenazesi Manisa Sarıgöl ilçesi merkezi Dışkahveler Camiinden öğle namazına müteakip  defnedilecektir.

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI

Ünal KARADAĞ Geçici Görevlendirme

Ünal KARADAĞ Geçici Görevlendirme

Sendikamızın, TCDD 3. Bölge Trafik ve İstasyon Yönetimi Servis Müdürlüğü Müdür Yardımcılarından sayın Ünal KARADAĞ'ın geçici görevlendirmeyle Malatya'ya gönderilmesi ile ilgili olayları titizlikle yakından takip ettiğini, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ile Genel Başkanlar düzeyinde görüşme yapılıp bilgi alışverişinde bulunulduğunu kamuoyuna saygıyla duyurur, çalışma arkadaşımızın ve BTS'nin yapılan mücadelede yalnız olmadıklarını belirtiriz.

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI

Uçak Kazası

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANINDAKİ UÇAK KAZASI İLE İLGİLİ SENDİKAMIZIN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 3 Ocak 2020 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri - İstanbul seferi yapan Pegasus havayollarına ait uçak iniş esnasında pistten çıkarak çamura saplanmıştı.

Bu olay yine aynı havayollarına ait 05.02.2020 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda can ve mal kaybının yaşanacağı uçak kazasının habercisi gibiydi.

Uçak kazası sonucunda hayatını kaybeden yolculara Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyor böyle kazaların yaşanmamasını diliyoruz.

Bu uçak kazası sonrasında tıpkı tren kazalarında olduğu gibi kazanın oluşmasına neden olan etkenleri ve sorumluları ciddi ve doğru biçimde saptama yerine her zamanki gibi bazı medya kuruluşları, havacılık sektörü geçmişi, bilgi yeterliliği tartışmalı, liyakatsiz kişilere kamu otoritesini elinde bulunduran sorumluları aklama maksadıyla karalama yöntemi ile kazanın meydana gelmesinde personeli suçlayıcı açıklamalarını haber yapmakta, bütün sorumluluğu çalışanların üzerine yükleme çabası içerisine girdiklerini üzülerek izliyoruz.

Uçuş ekibini ve görev başındaki hava trafik kontrolörlerini hedef gösteren yayınlar ile Sabiha Gökçen Havalimanının eksiklikleri ve bunların kazanın oluşmasındaki etkileri, özelleştirme sonrası daha fazla kazanma hırsı ile havalimanına yapılması gereken yatırımların yapılmadığı, bu sektörde bilgi tecrübe sahibi olan insanların yıllardır tek pist üzerinde iniş ve kalkış yapıldığını, taksi yolu ve ikinci bir pist olmamasının mevcut pisti çok yorduğunu dolayısıyla geceleri sürekli pistin bakımı için çalışmalar yapıldığı gerçeğinin üzeri örtülmek isteniyor.

Son 1.5 yılda pist dışına çıkılması suretiyle meydana gelen bu 3. Uçak kazasının yaşanmasının esas nedenleri tarafsız ve doğru biçimde tespit edilmelidir. 

Anadolujet'in bir daha Sabiha Gökçen'e uçuş yapmama kararının ardındaki gerekçeler ve Sayın Ulaştırma bakanının Sabiha Gökçen'in pistlerinin yetersiz olduğu yönündeki açıklamaları ışığında bir daha böyle kazaların yaşanmaması için emniyet, alt yapı, teknik donanım, eğitim alanlarındaki eksiklikler ile çalışanların çalışma koşulları çok doğru biçimde saptanmalı ve sorunların giderilmesi için gerekli çalışmalara ivedilikle başlanmalı ve sonuçlandırılmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyrulur.

Elazığ - Malatya geçmiş olsun ziyaretlerimiz

ELAZIĞ ve MALATYA'YA GEÇMİŞ OLSUN ZİYARETİ

3 ve 5 Şubat 2020 tarihleri arasında, ULAŞIM-İŞ Sendikası Genel Başkanı Cihad KORAY, beraberinde ENKAMUDER Genel Başkanı ve aynı zamanda da üyemiz Bülent KAPU ile birlikte Malatya ve Elazığ’da Ulaştırma Hizmet kolunda bulunan işyerlerini ziyaret edip geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerinde bulundular.

Deprem nedeniyle yaşamakta oldukları zor günlere karşın, bizleri dostça ve içtenlikle karşılamaları bizleri çok duygulandırdı. Anadolu insanının feraseti ve konukseverliğini kez daha gösterdiler. Allah bir daha böyle günleri yaşatmasın diyoruz. Yeğenlerini kaybeden TÜRK ULAŞIM Sendikası Elâzığ şube başkanı Resul KORKMAZ Bey başta olmak üzere evleri ağır hasar gören Sait SUSAM, Habit SUSAM, ENKAMUDER Genel Başkan Yardımcısı Mesut GÜZEL, Turgut KÜÇÜKDAĞ ‘a ve tüm bölge halkına tekrar geçmiş olsun diyor, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Bizlere ev sahipliği yapan Malatya ENKAMUDER Şube yönetim kuruluna, ziyaret süresince yanımızdan ayrılmayan Şahin ÖZLÜ ’ye, kibarlığı ile bizleri makamında ağırlayan TÜRK ULAŞIM SEN Malatya Şube başkanı sevgili arkadaşım Önder AKGÜL ve Orhan Gül’e, DEMİRYOL-İŞ Sendikası Malatya Şube Başkanı Hikmet Kazgan’a ve yönetim kuruluna ilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.

 

Kahramanlarımızı Özlemle Anıyoruz

“KAHRAMANLARIMIZI ÖZLEMLE ANIYORUZ”

 27 yıl önce yitirdiğimiz Uğur MUMCU, 19 yıl önce yitirdiğimiz Ali Gaffar OKKAN ve 5 polis memurumuzu saygı ve özlemle anıyoruz. Karanlık güçler tarafından alçakça pusuya düşürülerek öldürülen saygın gazetecimizi ve polislerimizi katledenleri nefretle kınıyoruz.

Araştırmacı gazeteci Uğur MUMCU, aydınlanma devrimlerini rehber edinerek, yüce dinimizi çıkarları için kullanıp laik cumhuriyetimize saldıranlara karşı yürekli ve yılmaz bir bekçiydi. Yaptığı derinlikli ve ses getiren araştırmalarıyla, ortaçağ karanlığına karşı özlem duyanları teker teker açığa çıkarıyor ve bu çevrelerin kurdukları her türlü yapıları Türk Ulusuna anlatıyordu. Örnek bir Atatürkçü olarak tam bağımsızlıktan yanaydı ve gerçek bir antiemperyalistti. Demokrasi, insan hakları savunucusu, emekçilerin ve ezilenlerin sesiydi, umuduydu. ABD’nin PKK’ya her türlü desteği verdiğini belgeleriyle ortaya koyduktan çok kısa bir süre sonra ABD Büyükelçiliğine çağrılarak kendisine “siz öldürülmekten korkmuyor musunuz?” sorusu sorulmuştur. Çıkar çevrelerinin, orta çağ meraklısı gerici işbirlikçilerin, bölücülerin ve kendisi gibi sözüm ona gazeteci olan meslektaşlarının hedef göstermesiyle hain bir pusuda öldürüldü.

Uğur MUMCU’nun haince katledilişinden 8 yıl sonra; evim dediği Diyarbakır’da polis memurları Atilla DURMUŞ, Mehmet KAMALI, Sabri KÜN, Mehmet SEPETÇİ ve Selahattin BAYSOY ile birlikte, Diyarbakır’lıların baba dedikleri Emniyet Müdürü Ali Gaffar OKKAN’da benzer gerekçelerle ve benzer yöntemlerle katledildi. Ali Gaffar müdürümüz de tıpkı Uğur MUMCU gibi gerici odaklar ve özellikle Hizbullah Terör Örgütünü Diyarbakır’da bitirmişti. Yenilikçi hareketleriyle polis ile halkı kaynaştırmış, adeta etle kemik olan bu kaynaşma PKK’yı da rahatsız etmişti. Ne gerici ne de bölücüler Diyarbakır’da nefes alamıyorlardı. Hain bir pusu sonucunda 5 meslektaşıyla birlikte kurşun yağmuruna tutularak katledildi.

90’Iı yıllarda katledilen bu kahramanlarımız; o gün ne söylemiş ve ne yapmışlarsa günümüzde hepsi birer birer açıkça ortaya çıkmış, gerici, bölücü ve işbirlikçiler emellerine ulaşmak için her türlü hainliği yapmaya devam etmişlerdir. Türk Milleti tarafından çok sevilen, saygı duyulan ve öldürülmeleri karşısında derin üzüntüler bırakan, bu aydınlık yüzlü kahramanlarımızın bize bıraktıkları sorumluluk ve görevler vardır. Şimdi; yapay “faili meçhul cinayet” kavramını parçalamaya, kahramanlarımızı şehit eden odakların kimler olduğunu yüreklilikle söylemeye, her türlü dayatmaya, hoşgörüsüzlüğe, işkenceye, baskıya ve haksızlığa direnerek; Adalet ve Demokrasi Haftası olabileceğini tüm dünyaya gösterme zamanıdır.

Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti devleti, yüce önder Atatürk’ün gösterdiği hedefe doğru ilerleyecek ve sonsuza dek yaşayacaktır. Türk Milleti ve Türk Vatanı ayrışmadan, bölünmeden çağdaş uygarlığı yakalayacaktır. Kahraman şehitlerimizi özlemle, saygıyla anıyor ve onlara söz veriyoruz! 24/1/2020

Muammer KUTLUSAN

Ulaşım-İş Sendikası

Genel Basın Yayın Sekreteri

Demiryollarının Özelleştirilmesi

Değerli arkadaşlar,

Son günlerde ulusal basında TCDD TAŞIMACILIK AŞ’nin özelleştirilmesi ile ilgili haberlerin sıkça gündeme gelmesi doğal olarak kurum çalışanlarını olumsuz etkilemiştir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün; "Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır. Demiryolları Türk milletinin refah ve medeniyet yollarıdır" sözünden hareket eden bir sendika olarak bu haberleri ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz.   Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olurdaki akış gibi bu haberler bizi hiç şaşırtmıyor. Çünkü, 2008 Yılında başlayan ve 2013 yılı Mayıs ayında TBMM’den geçen 6461 sayılı kanun ile devam eden bu sürecin eninde sonunda özelleştirmeyle sonuçlanacağını görmüş, kuruluş tarihimiz olan 2011 yılından bu yana  serbestleşme modeline ve TCDD’nin ikiye bölünmesine karşı duruş gösteren sendikalar arasında yer almıştık.

Serbestleşme modeline ve TCDD’nin ikiye bölünmesine karşı verdiğimiz mücadeleyi yine aynı düşünce ve kararlılıkla sürdüreceğiz. İş kolumuzdaki sendikalara yazıyla bu özelleştirme uygulamasına karşı  duruşu gösterme konusunda ortak hareket etme teklifinde bulunduk. Bu bağlamda Mart ayı içerisinde düzenlenecek toplantı ile sendikalar ve derneklerle bir araya gelinmesinin faydalı olacağını, toplantı talebimizin uygun görülmesi halinde her tür desteği koşulsuz ve şartsız vereceğimizi  ifade ettik.    

Arkadaşlar,   TCDD Taşımacılık AŞ'nin  Özelleştirilme durumu ile karşı karşıya olduğumuz apaçık ortadadır. Serbestleşme modelinin alt yapısını oluşturacak kanuni düzenlemelerin bir kısmı  01.11.2011 tarihinde  655 sayılı KHK ile Resmi Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Yapılan yeni düzenlemeler ile, Demiryolları Düzenleme Genel Müdürlüğü, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Genel Müdürlüğü, Kaza Araştırma ve İnceleme Genel Müdürlüğü kurulmuştu. Geçtiğimiz hafta yayımlanan Resmi Gazetede  "Demiryolları Düzenleme Genel Müdürlüğü, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Genel Müdürlüğü" nün iptal edilip yerine Ulaştırma Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kurulması, özelleştirmenin kurumsal alt yapısını oluşturacak hazırlıklara başlandığının göstergesidir.

Bu modelin yaratıcısı AB Demiryolu Komisyonu, serbestleşme modelinin uygulanmasındaki zorlukları 2013 yılında yayınladığı bir raporda açıkça ifade etmişti. O raporda demiryollarında devlet tekelini kaldırmak, 3. şahıslarında bu sektörde yer almasını sağlayabilmek için bu ara modeli hazırlamıştık ancak devlet tekelini kaldırılmasını düşüncesi ile çıkılan yol özel sektörün tekelleşmesine bizi götürdü ifadeleri yer alıyordu. Çünkü Alman Devletinin destek verdiği  Deutsche Bahn şirketi Avrupa’da yük taşımacılığının % 80’nini ele geçirmiş, İngiltere ve Hollanda gibi ülkeler başta olmak üzere  bir çok ülkenin ulusal demiryolları çökmüştü. Çünkü yük taşıma işlerinin tamamı bu şirketin eline geçmişti. 

Bu özelleştirmenin gerçekleşmesi halinde bağlı ortaklıklara  yansıması nasıl olacaktır?

Tabiri caizse; bu kurum ucunda  ışık görülmeyen bir tünelin içine girecektir.  Zaten 2020 yılı onların kader yılı gibi  çünkü serbestleşme modeline geçildiğinde bağlı ortaklıkları 5 yıl boyunca Kamu İhale Kanunundan muaf tutulacağı 6461 sayılı kanunda yer alıyordu. Bu süre 2018 yılında bitmişti ancak süre 2 yıl uzatıldı. Bu süre 2020 Aralık ayında sona erecektir. Sonrasında bu kurumlar Kamu ihale Kanunu kapsamı içerisinde 3. şahıslarla rekabet içerisinde faaliyetlerini sürdürecektir.  Tabi sürdürebilirlerse.

Arkadaşlar, önümüzdeki sürecin bizlere neler getireceğini elbette tam olarak bilemiyoruz. Ancak zor günlerin beklediğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla her zamankinden fazla birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerektiğini söylemekte fayda görüyoruz. Hangi sendikanın üyesi, hangi dünya görüşüne sahip olursak olalım işimize, aşımıza birlikte sahip çıkmalı ortak akıl üreterek bu yönde birlikte hareket etmeli özelleştirme karşıtı sendikaların yanında olmalı onlara destek vermeliyiz.

Ulaşım - İş Sendikasının üst yönetimini oluşturan kişilerin sendikal birikimleri, tecrübeleri, geçmişte bir çok eylemi düzenleme ve yönetme becerileriyle bu yönde ortaya konulacak karşı duruşa çok önemli katkılarda bulunacaktır. 19/1/2020

 

Cihad KORAY

Ulaşım-İş Sendikası

Genel Başkanı

                 

SENDİKALARIN ÖNCELİKLERİ NELER OLMALIDIR?

SENDİKALARIN ÖNCELİKLERİ NELER OLMALIDIR?

Sendikaların öncelikleri, çalışanların mali ve sosyal sorunlarıyla ilgilenmekle sınırlı değildir.  Toplumu oluşturan sosyal kesimlerin temel sorunlarını belirlemek, çözüm önerileri üretmek ve bu bağlamda iktidar üzerinde demokratik baskı oluşturmak sendikaların öncelikli görevleri içinde yer almalıdır.

Söylem, tavır ve eylemleri yalnızca kamu çalışanlarını değil tüm sosyal kesimlerin desteğini alacak şekilde olmalıdır. Dolayısıyla söylem, tavır ve eylemler çok doğru ve haklı gerekçeler üzerine kurgulanmalıdır. Eğer yaşadığınız ülkede kişi başı aylık geliri; 673 liranın altında olan insan sayısı 8.647.283, 1000 liranın altında geliri olan dul ve yetimlerin sayısı 847.643, asgari ücretin üçte biri oranında aylık gelire sahip insan sayısı 9 milyona ulaşmışsa, 8 milyona yakın  insan genel sağlık sigortası primi olan 75  - 80 lira gibi bir tutarı ödeyemediği için sağlık hizmeti alamıyor hale gelmişse, binlerce Yüksek Öğrenim görmüş genç  kredi borcunu ödeyemediği için icralık olmuşsa, 2019 yılının ilk 9 ayında elektrik borcunu ödeyemediği için elektrikleri kesilen hane sayısı 3.365 784, yine doğalgaz borcunu ödeyemediği için doğalgazı kesilen hane sayısı 710.365, 2 bin liranın altında aylık geliri olan insan sayısı 6.813.000, işsiz sayısı 9 milyonu geçmiş ve bunun 1 milyondan fazlası üniversite mezunlarından oluşuyorsa, meydanlara çıkıp ücreti öne çıkaran basın açıklamaları ve bordro yakma eylemi yapmak kamuoyundan destek almayacağı gibi birçok yurttaşın da tepkisini çekecektir.

Kamu çalışanları bu ülkenin çalışan kesim içerisinde iş ve ücret güvencesi başta olmak üzere mali ve sosyal hakları Anayasa ve kanunlarla garanti altına alınmış en şanslı dilimini oluşturmaktadır. Pek çoğumuzun aylık geliri her ne kadar yoksulluk sınırının altında kalmış olsa da ülkenin çalışabilir nüfusunun sahip olduğu aylık gelir ile karşılaştırıldığında yine en şanslı kesimi bizler oluşturuyoruz. Kamu çalışanlarının bence en büyük sorunu; liyakatsiz atamalar, siyasi iradenin ve onların uzantısı olan sendikaların, hakkaniyet ölçüleri ne aykırı tavır ve seçimleridir.

Sahip oldukları üye sayısı bakımından büyük sendikaların başındaki arkadaşlar, Fransa’da Sarı Yeleklilerin yaklaşık 2 yıldan beri sürdürdükleri, halkın bütün sosyal kesimlerinin destek verdiği eylemleri ciddi şekilde inceleseler, onların 42 madde altında topladıkları talepleri gözden geçirseler ve bu eksende eylemsel süreci başlatsalar, inanın ülkenin bütün sosyal kesimlerinden destek alarak temel sorunlara çözümler getirecek sonuçlara ulaşılacaktır.

Ne demek istediğim daha iyi anlaşılabilmesi için sarı yeleklilerin 42 talebini bir kez dahi olsa okumanızdır.

Cihad KORAY

Ulaşım-İş Sendikası

Genel Başkanı

                                                                                                                               

Antalya DHMİ'den Mehmet Tuğrul ve Mehmet Keskin arkadaşlarımıza emeklilik yemeği

 ANTALYA DHMİ'DEN EMEKLİ OLAN ARKADAŞLARIMIZA PLAKET SUNUMU

Genel başkanımız sayın Cihad KORAY, MYK üyemiz sayın ÖmerÖZER, İl Temsilcimiz sayın Yusuf BALIK ve diğer sendikamız üyelerinin katılımıyla, 2 Ocak 2020 günü emekli olan Antalya DHMİ çalışanlarından sayın Mehmet TUĞRUL ve Mehmet KESKİN arkadaşlarımıza plaket sunumu gerçekleştirilmiştir. 

Emekli olan üyelerimiz sayın Mehmet TUĞRUL ve Mehmet KESKİN arkadaşlarımıza emekli yaşamlarında, sağlık, huzur ve mutluluklar dileriz.

 

Nerdeyiz?

Bültenimize Abone Ol

Sosyal Medyamız

İletişim