Makaleler

Şubat Ayı Bültenimiz - Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

ŞUBAT AYI BÜLTENİMİZ

YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ...

 Ya hep beraber ya hiçbirimiz diyeceğimiz günlere doğru hızla yaklaşıyoruz. Yıllardır kamuda devam eden özelleştirme ve tasfiye sürecinden TCDD’de de nasibin almış 2013 yılındaki 6461 sayılı kanun ile ikiye bölünmüştü. Her özelleştirilme öncesinde söylendiği gibi, kuruluş hantal yapısından kurtulacak, daha kaliteli ve ucuz hizmet veren, kar eden kuruma dönüşecekti. Bugün gelinen nokta; bırakın kar etmeyi her yıl zararı daha da büyüyen ve son 4 yılda 11 Milyar 177 milyon zarar eden kurum haline geldi. TCDD’nin ikiye bölünmesi sonrası 2017 itibariyle, özel tren işletmeciliği başlamış ve iki başlı yönetim ve çoğunluğu İBB kadrolarından oluşan kurum kültürünü bilmeyen liyakatsiz kişilerin üst yönetimlerine getirilmesi sonucunda, TCDD’nin tarihinde görülmeyen peş peşe gelen ölümlü tren kazaları ile kurumsal imaj yerle bir oldu.

 İkiye bölünme sonrası yaşanan olumsuzluklardan yeterli ders alınmadığı, demiryollarını bölmeye yönelik yeni çalışmaların gündeme gelmesiyle anlaşılıyor.  Bu hazırlıkların eski ismi Raysimaş olan TCDD Teknik üzerinden sürdürüldüğü, hazırlandığı söylenen birkaç modelin Cumhurbaşkanlığının takdirlerine sunulduğu söyleniyor. Bu yeni yapılanmanın sonuçları bir önceki gibi olmayacak bu sefer kurum ile birlikte işçi, memur tüm personel olumsuz yönde etkilenecektir. Nasıl bir yöntem kullanılacağı şu an itibari ile net belli olmasa da, önümüzde 1990’ların başında Türk Hava Yollarının yapısına benzer yöntemler ile TÜRK Telekom’un özelleştirilmesi ve Tank Palette olduğu gibi işletme devri modeli ile özelleştirilebilir. Yeni yapılanmada kurumun 233 sayılı KHK’nin dışına çıkarılacağı ve böylece çalışanların 4857’ye tabi olacağı (işçi statüsüne) kesin olarak öngörülmektedir.

 TCDD’nin yeniden yapılanması süreci 2020 Yılında TCDD’nin bağlı ortağı olan TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ Genel Müdürlükleri tasfiye edilerek TÜRASAŞ çatısı altında bir araya getirilmesiyle başlamıştı. Onlarca yıldır demiryollarının çeken ve çekilen araç ihtiyacını karşılayan, onarım ve bakımını yapan bu alanda ülkemizi dışa bağımlı olmaktan çıkaran bu kuruluşlar 4 Ağustos 2020 tarihi itibari ile Bölge Müdürlüğüne dönüştürüldüler. 10 ay öncesi durum ile şimdiki durumu hep birlikte izliyoruz.

 25.02.2021 tarihinde TCDD’de örgütlü dernekler bu konuyla ilgili bir araya geldiler. Önümüzdeki günlerde sendikalar ile de bir araya gelineceği söylendi. Bu süreçte sendikalar güdükte de olsa Anayasanın kendilerine verdikleri haklar ve güvenceler ile bu taban hareketinin öncüleri olan dernek yönetimlerine, idarenin baskı ve yaptırımlarının önünde kalkan olabilirler.  Bu süreçte alınacak her karara sendika olarak gereken desteği vermeye hazırız. Bugüne kadar yeniden yapılanmaya muhatap olan kurumların başına gelenleri biliyoruz. Pek çoğu yok oldu kimisinin de TELEKOM gibi içi boşatılıp kreditör bankalara olan borcuna karşılık devredildi.  Hangi görüşte ve hangi pozisyonda olursak olalım, bu sürece karşı birlikte hareket etmezsek bu işlerin geri dönüşü de olmayacaktır. Herkes kaybedecektir. Personeli bölmek, bir araya gelmesini engellemek için   çıkarılacak söylentilere itibar edilmemelidir. Tek bir gerçek vardır, zamanında hep birlikte karşı koymazsak, kenara çekilirsek hepimizin kaybedeceğidir. 

 

                                                                             Cihad KORAY 

                                                                       ULAŞIM İŞ SENDİKASI 

                                                                           GENEL BAŞKANI 

 

Ocak Ayı Bültenimiz - 2021 Yılına Girerken

2021 YILINA GİRERKEN

1/1/2021

İlk gününü geride bıraktığımız yeni yılda, emeğimizin ve bilgimizin hak ettiği payı alabilmesi, yoksulluğa, yasaklara, yolsuzluklara, çürüme ve yozlaşmaya, işverenin keyfi ve haksız uygulamalarına; tüm insani duygularımız ve emeğimizden aldığımız güç ve cesaretle karşı duruş gösteremezsek 2021 yılı kendiliğinden huzur, mutluluk, adalet ve refah getirmeyecek,  2020 den farklı olmayacaktır.

 Yaşadığımız pandemi  süreci, yıllardır esnek ve uzaktan çalışma ile uzaktan eğitim üzerinde çalışmalar yapanlar için bunları uygulama fırsatı vermiştir.  Yeni çalışma ve eğitim öğretim hayatına yönelik kalıcı ve sürekliliğine yönelik adeta bir test süreci yaşanıyor. Uzaktan eğitim ve evden çalışma yöntemi ile evlerimiz ev olmaktan, bize özel yerler olmaktan çıktı adeta ev ofislere, okullara dönüştü. Fark etme sekte  kapsamlı bir değişim yaşanıyor.  Yüz yüze eğitimin yerine dijital dersler ile çocuklarımız tümden dijitalleşmeye mahkum hale getirilirken toplum dijital çalışma hayatına hazırlanıyor.  Bu değişim ve dönüşümün kazananı işletme giderleri azalacak olan kapitalist sistemin bilindik aktörleri olacaktır.

 Uzaktan çalışma yaygınlaştıkça  aynı kurumda çalışanlar birbirini göremeyecek, çok farklı ücret sosyal haklara sahip olacaklar ve böylece aralarında dayanışma olgusu oluşmayacak, bireyselleşme daha fazla artacaktır. Bu değişimden en fazla olumsuz yönde etkilenecek olan kurumlar sendikalar olacaktır. Varlığına ihtiyaç duyulmayan kurumlar haline gelecektir. Esnek çalışmanın yaygınlaşması sonucu yapılacak yasal düzenlemelerle birlikte, kısa süreli dilimler halinde çalışıldığından dolayı sosyal güvenceler ve emeklilik hayal olacaktır.

 2020’de işsiz kalmakla korkutulan işçiler, yasaklar ve cezalar ile sindirilen kamu çalışanları, çiftçi, esnaf ve hizmet sektöründe yer alan sosyal kesimlerin büyük kısmı pandeminin yol açtığı yıkım ve ekonomik krizin yükünün kendilerine fatura edilmesine ses çıkaramadılar. Sayıları az olsa da karşı ses çıkaranlar ise, siyasi muhalif olarak ilan edilmekle kalınmadı  “Terörle Mücadele” ile “Ulusal Güvenlik” kıskacı altına alınarak dış güçlerin yerli işbirlikçisi, vatan haini ilan edilerek susturulmaya ve sindirilmeye çalışıldı. Uyduruk gerekçeler ile haklarında adli ve idari soruşturmalar açıldı.

 Her ne kadar 2021'e devrolan tablo böyle olsa da umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmayacağız.  Daha iyi bir ülkede yaşamak için hep birlikte mücadele edeceğiz. Son zamanlarda toplumda yaşanan değişimler gerçekten umut verici.  Gençler, kadınlar, kamu çalışanları,  eğitimli işçiler, şehirleşmekte olan toplum  hatta köylerde yaşayan kesimler gelir dağılımındaki adaletsizliğe karşı tepkilerini daha açık  göstermeye başladılar.

 İşçi Sendikaları ilk defa dayanışma içerisinde davranarak  2020 yılında iki kez kıdem tazminatının tasfiyesi girişimine birlikte karşı duruş gösterdiler TBMM Genel Kuruluna kadar gelen yasal düzenlemeyi geri çektirmeyi başardılar. Kadınlar Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasına yönelik girişimleri püskürttüler. İstanbul sözleşmesine karşı olan kesim bu direniş karşısında umdukları destek gelmeyince hayal kırıklığına uğradılar ve başarılı olamadılar.  Kısacası toplumun en dinamik kesimlerinde bir uyanış görülmekte, ideolojik – siyasi hegemonyadan uzaklaşma eğilimi güçlenmektedir. 

 Dolayısıyla siyasi irade bu haklı talepler yönünde yeni pozisyonlar arayışına girmek zorunda kaldı.  Son günlerde ekonomik ve hukuk alanlarında reform yapılacağına dair söylemler bu değişimlerin zorlamasındandır.  Halkımız sahip olduğu gücün farkına varıp bu potansiyelini gerçeğe dönüştürmeyi başardığı ölçüde, 2021 yılı daha iyi bir ülkede yaşayabilme yönünde umutları yükselecektir. 

 Ulaşım İş Sendikası 2021 yılında da emek, demokrasi ve kamu çalışanlarının sorunlarının çözümüne  yönelik mücadelesini  sürdürmeye devam edecektir. 2021 yılında tüm beklentilerinizin gerçekleşmesi dileklerimle sağlık ve esenlikler diliyorum.

 

                                                                                                                     Cihad KORAY

                                                                                                                Ulaşım İş Sendikası

                                                                                                                    Genel Başkanı

 

Nerdeyiz?

Bültenimize Abone Ol

Sosyal Medyamız

İletişim