Duyurular

Şubat Ayı Bültenimiz - Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

ŞUBAT AYI BÜLTENİMİZ

YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ...

 Ya hep beraber ya hiçbirimiz diyeceğimiz günlere doğru hızla yaklaşıyoruz. Yıllardır kamuda devam eden özelleştirme ve tasfiye sürecinden TCDD’de de nasibin almış 2013 yılındaki 6461 sayılı kanun ile ikiye bölünmüştü. Her özelleştirilme öncesinde söylendiği gibi, kuruluş hantal yapısından kurtulacak, daha kaliteli ve ucuz hizmet veren, kar eden kuruma dönüşecekti. Bugün gelinen nokta; bırakın kar etmeyi her yıl zararı daha da büyüyen ve son 4 yılda 11 Milyar 177 milyon zarar eden kurum haline geldi. TCDD’nin ikiye bölünmesi sonrası 2017 itibariyle, özel tren işletmeciliği başlamış ve iki başlı yönetim ve çoğunluğu İBB kadrolarından oluşan kurum kültürünü bilmeyen liyakatsiz kişilerin üst yönetimlerine getirilmesi sonucunda, TCDD’nin tarihinde görülmeyen peş peşe gelen ölümlü tren kazaları ile kurumsal imaj yerle bir oldu.

 İkiye bölünme sonrası yaşanan olumsuzluklardan yeterli ders alınmadığı, demiryollarını bölmeye yönelik yeni çalışmaların gündeme gelmesiyle anlaşılıyor.  Bu hazırlıkların eski ismi Raysimaş olan TCDD Teknik üzerinden sürdürüldüğü, hazırlandığı söylenen birkaç modelin Cumhurbaşkanlığının takdirlerine sunulduğu söyleniyor. Bu yeni yapılanmanın sonuçları bir önceki gibi olmayacak bu sefer kurum ile birlikte işçi, memur tüm personel olumsuz yönde etkilenecektir. Nasıl bir yöntem kullanılacağı şu an itibari ile net belli olmasa da, önümüzde 1990’ların başında Türk Hava Yollarının yapısına benzer yöntemler ile TÜRK Telekom’un özelleştirilmesi ve Tank Palette olduğu gibi işletme devri modeli ile özelleştirilebilir. Yeni yapılanmada kurumun 233 sayılı KHK’nin dışına çıkarılacağı ve böylece çalışanların 4857’ye tabi olacağı (işçi statüsüne) kesin olarak öngörülmektedir.

 TCDD’nin yeniden yapılanması süreci 2020 Yılında TCDD’nin bağlı ortağı olan TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ Genel Müdürlükleri tasfiye edilerek TÜRASAŞ çatısı altında bir araya getirilmesiyle başlamıştı. Onlarca yıldır demiryollarının çeken ve çekilen araç ihtiyacını karşılayan, onarım ve bakımını yapan bu alanda ülkemizi dışa bağımlı olmaktan çıkaran bu kuruluşlar 4 Ağustos 2020 tarihi itibari ile Bölge Müdürlüğüne dönüştürüldüler. 10 ay öncesi durum ile şimdiki durumu hep birlikte izliyoruz.

 25.02.2021 tarihinde TCDD’de örgütlü dernekler bu konuyla ilgili bir araya geldiler. Önümüzdeki günlerde sendikalar ile de bir araya gelineceği söylendi. Bu süreçte sendikalar güdükte de olsa Anayasanın kendilerine verdikleri haklar ve güvenceler ile bu taban hareketinin öncüleri olan dernek yönetimlerine, idarenin baskı ve yaptırımlarının önünde kalkan olabilirler.  Bu süreçte alınacak her karara sendika olarak gereken desteği vermeye hazırız. Bugüne kadar yeniden yapılanmaya muhatap olan kurumların başına gelenleri biliyoruz. Pek çoğu yok oldu kimisinin de TELEKOM gibi içi boşatılıp kreditör bankalara olan borcuna karşılık devredildi.  Hangi görüşte ve hangi pozisyonda olursak olalım, bu sürece karşı birlikte hareket etmezsek bu işlerin geri dönüşü de olmayacaktır. Herkes kaybedecektir. Personeli bölmek, bir araya gelmesini engellemek için   çıkarılacak söylentilere itibar edilmemelidir. Tek bir gerçek vardır, zamanında hep birlikte karşı koymazsak, kenara çekilirsek hepimizin kaybedeceğidir. 

 

                                                                             Cihad KORAY 

                                                                       ULAŞIM İŞ SENDİKASI 

                                                                           GENEL BAŞKANI 

 

Ocak Ayı Bültenimiz - 2021 Yılına Girerken

2021 YILINA GİRERKEN

1/1/2021

İlk gününü geride bıraktığımız yeni yılda, emeğimizin ve bilgimizin hak ettiği payı alabilmesi, yoksulluğa, yasaklara, yolsuzluklara, çürüme ve yozlaşmaya, işverenin keyfi ve haksız uygulamalarına; tüm insani duygularımız ve emeğimizden aldığımız güç ve cesaretle karşı duruş gösteremezsek 2021 yılı kendiliğinden huzur, mutluluk, adalet ve refah getirmeyecek,  2020 den farklı olmayacaktır.

 Yaşadığımız pandemi  süreci, yıllardır esnek ve uzaktan çalışma ile uzaktan eğitim üzerinde çalışmalar yapanlar için bunları uygulama fırsatı vermiştir.  Yeni çalışma ve eğitim öğretim hayatına yönelik kalıcı ve sürekliliğine yönelik adeta bir test süreci yaşanıyor. Uzaktan eğitim ve evden çalışma yöntemi ile evlerimiz ev olmaktan, bize özel yerler olmaktan çıktı adeta ev ofislere, okullara dönüştü. Fark etme sekte  kapsamlı bir değişim yaşanıyor.  Yüz yüze eğitimin yerine dijital dersler ile çocuklarımız tümden dijitalleşmeye mahkum hale getirilirken toplum dijital çalışma hayatına hazırlanıyor.  Bu değişim ve dönüşümün kazananı işletme giderleri azalacak olan kapitalist sistemin bilindik aktörleri olacaktır.

 Uzaktan çalışma yaygınlaştıkça  aynı kurumda çalışanlar birbirini göremeyecek, çok farklı ücret sosyal haklara sahip olacaklar ve böylece aralarında dayanışma olgusu oluşmayacak, bireyselleşme daha fazla artacaktır. Bu değişimden en fazla olumsuz yönde etkilenecek olan kurumlar sendikalar olacaktır. Varlığına ihtiyaç duyulmayan kurumlar haline gelecektir. Esnek çalışmanın yaygınlaşması sonucu yapılacak yasal düzenlemelerle birlikte, kısa süreli dilimler halinde çalışıldığından dolayı sosyal güvenceler ve emeklilik hayal olacaktır.

 2020’de işsiz kalmakla korkutulan işçiler, yasaklar ve cezalar ile sindirilen kamu çalışanları, çiftçi, esnaf ve hizmet sektöründe yer alan sosyal kesimlerin büyük kısmı pandeminin yol açtığı yıkım ve ekonomik krizin yükünün kendilerine fatura edilmesine ses çıkaramadılar. Sayıları az olsa da karşı ses çıkaranlar ise, siyasi muhalif olarak ilan edilmekle kalınmadı  “Terörle Mücadele” ile “Ulusal Güvenlik” kıskacı altına alınarak dış güçlerin yerli işbirlikçisi, vatan haini ilan edilerek susturulmaya ve sindirilmeye çalışıldı. Uyduruk gerekçeler ile haklarında adli ve idari soruşturmalar açıldı.

 Her ne kadar 2021'e devrolan tablo böyle olsa da umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmayacağız.  Daha iyi bir ülkede yaşamak için hep birlikte mücadele edeceğiz. Son zamanlarda toplumda yaşanan değişimler gerçekten umut verici.  Gençler, kadınlar, kamu çalışanları,  eğitimli işçiler, şehirleşmekte olan toplum  hatta köylerde yaşayan kesimler gelir dağılımındaki adaletsizliğe karşı tepkilerini daha açık  göstermeye başladılar.

 İşçi Sendikaları ilk defa dayanışma içerisinde davranarak  2020 yılında iki kez kıdem tazminatının tasfiyesi girişimine birlikte karşı duruş gösterdiler TBMM Genel Kuruluna kadar gelen yasal düzenlemeyi geri çektirmeyi başardılar. Kadınlar Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasına yönelik girişimleri püskürttüler. İstanbul sözleşmesine karşı olan kesim bu direniş karşısında umdukları destek gelmeyince hayal kırıklığına uğradılar ve başarılı olamadılar.  Kısacası toplumun en dinamik kesimlerinde bir uyanış görülmekte, ideolojik – siyasi hegemonyadan uzaklaşma eğilimi güçlenmektedir. 

 Dolayısıyla siyasi irade bu haklı talepler yönünde yeni pozisyonlar arayışına girmek zorunda kaldı.  Son günlerde ekonomik ve hukuk alanlarında reform yapılacağına dair söylemler bu değişimlerin zorlamasındandır.  Halkımız sahip olduğu gücün farkına varıp bu potansiyelini gerçeğe dönüştürmeyi başardığı ölçüde, 2021 yılı daha iyi bir ülkede yaşayabilme yönünde umutları yükselecektir. 

 Ulaşım İş Sendikası 2021 yılında da emek, demokrasi ve kamu çalışanlarının sorunlarının çözümüne  yönelik mücadelesini  sürdürmeye devam edecektir. 2021 yılında tüm beklentilerinizin gerçekleşmesi dileklerimle sağlık ve esenlikler diliyorum.

 

                                                                                                                     Cihad KORAY

                                                                                                                Ulaşım İş Sendikası

                                                                                                                    Genel Başkanı

 

Adaletsiz RTÜK Kararı

"ADALETSİZ RTÜK KARARI” İLE İLGİLİ SENDİKAMIZIN GÖRÜŞÜ

 

Abdülhamid'e hakaret ettikleri gerekçesiyle Tele 1 ve  Halk TV'ye 5 gün karartma cezası verildi. Tekrarı halinde lisansları iptal edilecek  yani tamamen karartılacaklar.

Milli ve Manevi şahsiyetlere, özel hayatı hedef alan   hakaret içerikli söylemler bulunulmasını doğru bulmuyoruz.

Tarihe mal olmuş kişileri  kendi dönemlerinin şartlarıyla değerlendirilmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz.

Ancak yakın bir zaman önce Mustafa Armağan denilen Atatürk düşmanının bir TV kanalında yaptığı programda Mustafa Kemal Atatürk'ün ile manevi kızı Afet İnan hakkında  vicdanlara sığmayan asılsız  iddialarına  verilen ceza ile    karşılaştırıldığında ve yerel seçimler öncesi kırmızı bültenle aranan bölücü başının kardeşi terörist Osman Öcalan'ı devletin televizyonuna çıkartılıp röportaj yapılmasına karşı hiçbir cezai uygulamaya gidilmemesini de unutmuş değiliz.  Dolayısıyla her iki TV Kanalına RTÜK'ün kendi tarihinin en ağır cezayı vermesini çifte standart bir yaklaşım  olarak değerlendiriyor, adalet ölçülerine uyuşmadığını düşünüyoruz.

      Cihad KORAY

     Genel Başkan

 

Basın bilgi notu: Bu basın açıklamasının pdf, png ve docx uzantılı dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. http://ulasimis.org/index.php/2013-10-29-08-25-43/basin-aciklamalari

 

 

 

 

Barolar Birliği Yürüyüşü

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ YÜRÜYÜŞLERİ

 İktidarın çoklu baro sistemine geçerek, baroları bölmek ve siyasallaştırmak isteği karşısında tepkisini göstermek için baro başkanlarının Anıtkabir’de sonlanacak Ankara yürüyüşünün Ankara girişinde polis tarafından engellenmesini ve adalet mekanizmasının en önemli unsurlarından olan avukatlara emniyet güçleri tarafından terörist muamelesi yapılmasını kabul edilir bir davranış olarak bulmuyoruz.

Baroların hak aramak için, daha önceden bir grubun yaptığı benzer yürüyüş ve Anıtkabir ziyaretlerine, bugünkü yürüyüş ve bundan sonra yapılacak olası yürüyüşlere yapılan bu engellemeyi ülkemizin demokrasisine yakışır bulmuyoruz.

      Cihad KORAY

     Genel Başkan

 

Basın bilgi notu: Bu basın açıklamasının pdf, png ve docx uzantılı dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. http://ulasimis.org/index.php/2013-10-29-08-25-43/basin-aciklamalari

 

 

 

TÜRASAŞ basın açıklamamız

BASIN AÇIKLAMASI

Sivas ilimizdeki TÜDEMSAŞ, Eskişehir ilimizdeki TÜLOMSAŞ ve Sakarya ilimizde bulunan TÜVASAŞ'ın, Ankara merkezli TÜRASAŞ adıyla kurulan şirketin bünyesine katılması sonrası ana statüsü ile ilgili Cumhurbaşkanı kararı yayımlanmıştır. 

Yukarda adları geçen bu üç kurum, bulunduğu kentleri yalnızca yurt içinde değil aynı zamanda yurt dışında da tanıtan önemli markalardır. Bu asırlık çınarlarımız, her biri demiryolu sektörünün çeken ve çekilen demiryolu araç gereksinimini karşılayan, ülkemizi dışa bağımlı olmaktan kurtarmış öz kurumlarımızdır. TÜRASAŞ'ın bünyesine katılacak olan bu kuruluşlarımız var olan hukuki statülerini yitirmekle karşı karşıyadırlar. 

Bulunduğu kentlerin adlarıyla özdeşleşmiş bu kurumların var olan hukuksal yapılarının, marka değerlerinin ve adlarının aynı şekilde devam etmesi, kentlerimize ve ülkemize çok olumlu artı değer katmaktadırlar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 4. bölümünde yer alan; “Bağlı Ortaklıklar ve İştirakler" başlıklı kısmında yer alan ifadeler, bu kurumların var olan ad, marka değeri ve hukuksal yapıları ile TÜRASAŞ'ın bağlı ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürebileceklerinin olanağını sağlamaktadır. 

TÜDEMSAŞ, TÜLOMSAŞ ve TÜVASAŞ'ın mevcut isimleri ve hukuksal yapılarıyla TÜRASAŞ'ın bağlı ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürmesi başta söz konusu kentlerimize, sermayesine, esnafına ve katma değer katan birçok farklı sektöre aynı şekilde yararlı olmaya devam edeceklerdir. El birliği ile kurumlarımıza sahip çıkma noktasında sendikamız tarafından siyasi partiler, sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri bilgilendirilmiş olup destekleriniz gücümüze güç katacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Cihad KORAY

Genel Başkan

Ulaşım-İş Sendikası

9. yılımızı kutlamanın kıvancındayız!

9. YILIMIZI KUTLUYORUZ

Ulaşım – İş adıyla kurulan sendikamız, bundan 9 yıl önce 1 Haziran 2011 yılında şu sözlerle mücadeleye başlamıştı: “Yeni kurulan sendikamız Ulaştırma Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası Ulaşım – İş, sınıf ve kitle sendikacılığını savunacak ve iş kolumuzda çalışan herkesi ayrımsız kucaklayacaktır. Ancak, işbirlikçi bir anlayışla kişisel çıkarları uğruna çalışanların aleyhine davranışta bulunanlar ile Atatürk İlke ve Devrimlerini hazmedemeyen, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmayan, ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğünü ilke edinemeyen ve demokratik anlayışa sahip olmayan kişi ve anlayışlara aramızda yer verilmeyecektir”. Kuruluşunu tamamladıktan sonra aynı ilkelerle yola çıkan diğer sendikaların bağlı olduğu Birleşik Kamu – İş konfederasyonuna dahil olmuş ve güç katmıştır. Kurulduğu günden bu yana, donanımlı ve saygın üyelerden oluşan sendikamız, konfederasyonumuza bağlı diğer paydaş sendikalar gibi “Sınıf bilinciyle emeğimize, yurttaş bilinciyle cumhuriyetimize ve ulus bilinciyle vatanımıza sahip çıkacağız” diyenlerin sendikası olmaya devam etmektedir.

Cihad KORAY

Genel Başkan

Ulaşım-İş Sendikası

Makinist Recep DURAN'ı kaybettik

Makinist Recep DURAN'ı kaybettik! 

Bir süredir tedavi gördüğü hastanede yatmakta olan, İzmir makinistlerinden, değerli arkadaşımız, ustamız, abimiz Recep DURAN'ı kaybettik. Allah rahmet eylesin, ışıklar içinde uyusun, ailesinin, sevenlerinin ve demiryolcularımızın başı sağ olsun.

Hepimiz değerliyiz, lütfen devletimizin yetkili organlarının ve ilgililerinin önerilerine uyalım, başta kendi ve daha sonra da sevdiklerimizin sağlığını koruyalım.

 

Çanakkale Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ.

Bundan 105 yıl önce, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere birçok emperyalist devletin, Gelibolu yarımadasına başlattıkları saldırı kahramanca bir direnişle başarısızlığa uğratılmıştır. Tarihte eşi benzeri olmayan bu vatan savunması ile mazlum milletlere örnek olunmuş, Türk Milletinin bağımsızlık iradesi, sömürge yapılamayacağı tüm dünyaya kanıtlanmış ve bu tarihsel sürecin sonunda da çağdaş Türkiye Cumhuriyeti devletinin temelleri atılmıştır.

Aradan yüzyılı aşkın bir süre geçmesine karşın, çeşitli oyunların oynanmaya devam ettiğini hep birlikte görmekteyiz. Vatanı ve milletiyle bölünmez bir ulus devleti olan Türkiye’nin bağımsızlığı, bütünlüğü, varlığı, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma azmi, bazı bölücü, ırkçı, gerici ve çıkar odaklı siyasal yapıları rahatsız etmektedir. Çanakkale, Çanakkale ruhu ve başta gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, bize bu günümüzü sağlayan kahraman ordumuzun, şehitlerimizin ve gazilerimizin çiğnenip geçilemeyeceğini, yok sayılamayacağını, unutturulamayacağını bir kez daha dile getiriyoruz. Küresel güçler, dış düşmanlar ve onların yerli işbirlikçileri şunu çok iyi bilmelidirler ki; bu millet, bundan 105 yıl önce Çanakkale'de olduğu gibi bugünde oynan oyunlara izin vermeyecektir.

Çanakkale şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması

Ulu ve ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında, 23 Nisan 1920 tarihinde, Milli egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kurumasının 100. Yılını onurla gururla kutluyoruz.  

Atatürk ve arkadaşlarının 100 Yıl önce "Türkler esaret altında yaşamaktansa ölmeyi tercih eder ya istiklal ya ölüm" şiarıyla başlatılan tam bağımsızlık savaşını zaferle sonuçlandırmıştır.

Kuruluş ve kurtuluş sürecinde herkesin eşit haklara ve sorumluluğa sahip olduğu, hiç kimsenin diğerinden üstün olmadığı, herkesin milli iradenin ortak parçası olduğu TBMM ' çatısı altında alınan kararlar ile Milletimiz kendi kaderini kendi belirlemiş, ülkemiz tüm güçlükleri aşan milli bir iradeyle, dünyanın saygın ülkeleri arasındaki yerini almıştır'' 

Bağımsızlık mücadelesi sonrası TBMM özgürlük ve bağımsızlığımızın Merkezi olmuş milletimizden aldığı vekalet ile Türk Milletinin hak ve özgürlüklerini korumak, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini geliştirmek ve ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesinin bile üstüne çıkmasını sağlamak görevini kendisine öncelik görmüştür.

Esaret ve işgal zincirlerini kıran, insanlarımızı özgürlüğe kavuşturan, milletin kanıyla, canıyla elde ettiği egemenliğin simgesi olan Meclisimizin kuruluş gününü Ulusal bayram olarak ilan edilmiş bu bayram bizzat Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara ve yeni nesillere armağan edilmiştir. 

TBMM’nin kuruluşunun 100. yıldönümünde başta Büyük Atatürk olmak üzere milletimizin bağımsızlığı ve özgürlüğü için canını feda eden kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyor, Sizlerin ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, her çocuğun yüzünün güldüğü, kalbinin sevgiyle ısındığı bir Türkiye diliyoruz.

1985’te çıkılan yolun sonu. Merhaba TÜRASAŞ, elveda TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ ve TÜDEMSAŞ.

1985’te çıkılan yolun sonu.

Merhaba TÜRASAŞ, elveda TÜVASAŞ, TÜLOMSAŞ ve TÜDEMSAŞ.

2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararında TCDD’nin 4 Bağlı Ortaklığından (TCDD Taşımacılık A.Ş. haricinde) TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ ve TÜVASAŞ’ın bir çatı altında toplanacağı kararı yer almıştı. 4 Mart 2020 tarihinde adı geçen bu üç kurumun TÜRASAŞ   adı altında bir araya toplandı.

Bundan sonraki süreçte bu 3  kurumu nelerin beklediği çıkarılan kararnamede net bir şekilde ortaya konulmuş  değil. Bu birleşme ile ilgili kurumsal  yapılanmanın  3 ay içerisinde tamamlanacağı söylense de bu sürenin çok daha uzun olacağını düşünüyorum. Çıkan kararnamede şu an için en belirgin hususlar, cevabı belli olmayan sorular.

  • Bu kurumların isimleri ile birlikte hukuki  statüleri  ortadan kalkmış mıdır?

  • Bu kurumların  şu an işletme  faaliyetlerini sürdürdükleri  açık  ve kapalı  alanlar,  sosyal tesisler, lojmanlar  ve  taşınmazların  tamamı TCDD’ye aittir. Bu durumda  İşletme alanlarının ve taşınmazların yeni şirkete devrinin yapılıp yapılmayacağı veya ne kadarının devredileceği?

  • TÜRASAŞ'ın bu üç kurumun çalışan personelinin (işçi ve memur olarak) tamamını alıp almayacağı?

TÜRASAŞ tek başına bir şirket mi olacaktır, yoksa birkaç ortağı olacak mıdır? Bu Ortaklar kimler ve hangi kurumlar olacaktır? En yenisinin yarım asırdan fazla geçmişi olan demiryollarının çeken ve çekilen araçlarının teminini yapan bu kuruluşların tek çatı altında toplanmasının gerekçesi nedir?

Bu soruların cevapları özellikle bu kurumlarda çalışanları çok yakından ilgilendiriyor.

Kararnameye göre bu kurumlar  Genel Müdürlük vasfını kaybetmiş gözüküyorlar. Çalışanlar nazarında bunun da olumsuz yansıması olacaktır. Özellikle Adapazarlı  olup da TÜVASAŞ’ta görev yapan personelin  Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür gibi üst düzey pozisyonlara atanmaları artık çok zorlaşacaktır. Atanabilenler ise  Ankara'ya taşınmak zorunda kalacaklardır.

Kısacası 1985 yılında çıkılan yolun sonuna gelinmiştir.

  • Bu hususla ilgili özellikle yerel basında çıkan haberler bilgi yetersizliğinden kaynaklı bilgi kirliliğine  varan seviyelerde veya yandaş bir yaklaşım yönünde  kamuoyuna sunulmaktadır.

  • Bu birleşme ile Sakarya’nın hem yurt içi, hem yurt dışında tanınan bir markası kaybedilmiştir. Dolayısıyla bu birleşmeyi savunan, iyi oldu diyen bu yönde görüş bildirenleri hayretle ve üzüntüyle takip ediyorum.

  • Yeni kurulan şirketin TCDD ile hiçbir organik bağı kalmadığı için bundan sonra Demiryollarının ihtiyaç duyduğu çeken ve çekilen araçların  bakım , onarım ve üretimi gibi işler  için açılacak ihaleye katılarak almak  zorunda kalacaktır. Yani bu sektörde faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketlerle yarışacaktır

  • Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollarının Sakarya'da resmi olarak bağı kalan tek bir kuruluş kalmıştır onun adı; Eurotem’dir. Bunun ne anlama geldiğini başta TÜVASAŞ çalışanları olmak üzere bu sektörü tanıyan herkes çok iyi bilir.

                                                                                                                  

                                                                                                                   Cihad KORAY

                                                                                                                Ulaşım İş Sendikası

                                                                                                                    Genel Başkanı

Taziye

TAZİYE

Sendikamız üyelerinden DHMİ Denizli Çardak Havalimanı Mali İşler Şefi Bülent Baydar'ın babası Fahri Baydar vefat etmiştir. Cenazesi Manisa Sarıgöl ilçesi merkezi Dışkahveler Camiinden öğle namazına müteakip  defnedilecektir.

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI

Ünal KARADAĞ Geçici Görevlendirme

Ünal KARADAĞ Geçici Görevlendirme

Sendikamızın, TCDD 3. Bölge Trafik ve İstasyon Yönetimi Servis Müdürlüğü Müdür Yardımcılarından sayın Ünal KARADAĞ'ın geçici görevlendirmeyle Malatya'ya gönderilmesi ile ilgili olayları titizlikle yakından takip ettiğini, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ile Genel Başkanlar düzeyinde görüşme yapılıp bilgi alışverişinde bulunulduğunu kamuoyuna saygıyla duyurur, çalışma arkadaşımızın ve BTS'nin yapılan mücadelede yalnız olmadıklarını belirtiriz.

ULAŞIM-İŞ SENDİKASI

Uçak Kazası

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANINDAKİ UÇAK KAZASI İLE İLGİLİ SENDİKAMIZIN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 3 Ocak 2020 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri - İstanbul seferi yapan Pegasus havayollarına ait uçak iniş esnasında pistten çıkarak çamura saplanmıştı.

Bu olay yine aynı havayollarına ait 05.02.2020 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda can ve mal kaybının yaşanacağı uçak kazasının habercisi gibiydi.

Uçak kazası sonucunda hayatını kaybeden yolculara Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyor böyle kazaların yaşanmamasını diliyoruz.

Bu uçak kazası sonrasında tıpkı tren kazalarında olduğu gibi kazanın oluşmasına neden olan etkenleri ve sorumluları ciddi ve doğru biçimde saptama yerine her zamanki gibi bazı medya kuruluşları, havacılık sektörü geçmişi, bilgi yeterliliği tartışmalı, liyakatsiz kişilere kamu otoritesini elinde bulunduran sorumluları aklama maksadıyla karalama yöntemi ile kazanın meydana gelmesinde personeli suçlayıcı açıklamalarını haber yapmakta, bütün sorumluluğu çalışanların üzerine yükleme çabası içerisine girdiklerini üzülerek izliyoruz.

Uçuş ekibini ve görev başındaki hava trafik kontrolörlerini hedef gösteren yayınlar ile Sabiha Gökçen Havalimanının eksiklikleri ve bunların kazanın oluşmasındaki etkileri, özelleştirme sonrası daha fazla kazanma hırsı ile havalimanına yapılması gereken yatırımların yapılmadığı, bu sektörde bilgi tecrübe sahibi olan insanların yıllardır tek pist üzerinde iniş ve kalkış yapıldığını, taksi yolu ve ikinci bir pist olmamasının mevcut pisti çok yorduğunu dolayısıyla geceleri sürekli pistin bakımı için çalışmalar yapıldığı gerçeğinin üzeri örtülmek isteniyor.

Son 1.5 yılda pist dışına çıkılması suretiyle meydana gelen bu 3. Uçak kazasının yaşanmasının esas nedenleri tarafsız ve doğru biçimde tespit edilmelidir. 

Anadolujet'in bir daha Sabiha Gökçen'e uçuş yapmama kararının ardındaki gerekçeler ve Sayın Ulaştırma bakanının Sabiha Gökçen'in pistlerinin yetersiz olduğu yönündeki açıklamaları ışığında bir daha böyle kazaların yaşanmaması için emniyet, alt yapı, teknik donanım, eğitim alanlarındaki eksiklikler ile çalışanların çalışma koşulları çok doğru biçimde saptanmalı ve sorunların giderilmesi için gerekli çalışmalara ivedilikle başlanmalı ve sonuçlandırılmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyrulur.

Nerdeyiz?

Bültenimize Abone Ol

Sosyal Medyamız

İletişim