Haberler

Kamu Konfederasyonları Platformu Kuruldu

https://www.birlesikkamuis.org.tr/blog/detay/KAMU-KONFEDERASYONU-PLATFORMUNU-KURDUK?fbclid=IwAR0YEBuJiYIZQh19XKAqlq3u4rEb28TWb3O3haP-ZkDQTmFBedcSAY5SrL4

KAMU KONFEDERASYONLARI PLATFORMUNU KURDUK

 Kamuda örgütlü 9 konfederasyon bir araya gelerek Kamu Konfederasyonları Platformunu oluşturdu.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ev sahipliğinden yapılan toplantıya Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, BASK Genel Başkanı Bayram Zengin, Şehit Gazi-Sen Konfederasyonu Fatih Ocak, Tüm Memur-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz, Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi, Yurt Sen Genel Başkanı  Hakan Çeliksoy, Çalışan-Sen Genel Başkan Vekili Menderes Ateş,  Mil-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Mücahit Çelik, Avukatlar Yusuf Uğur Demir ve Burak Sabuncu katıldılar.

Kamu konfederasyonlarının ilgili yöneticileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in, üye sayısı az ve sözleşmeye muhalif sendikalar için "Merdiven altı sendikalar" ifadelerini kullanmasını kınayarak toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanma şartını da “iş kollarında yüzde 1 örgütlenme barajını” koyduklarını açıklamasının da kabul edilemeyeceğini belirterek demokratik zeminde mücadele yürütmek için “Kamu Konfederasyonları Platformu’nu kurduklarını denklere ederek 3 Eylül Cuma günü Saat 11.00’da Akar Otel’de konfederasyon başkanların katılımıyla kuruluş bildirgesini açıklayacaklar.

 

 

Levent Cin Düğün Kutlaması

Merkez Yönetim Kurulu üyemiz sayın Levent CİN'in oğlu Eymen'in sünnet düğününe Genel Başkanımız sayın Cihad KORAY ve Merkez Yönetim Kurulu üyemiz sayın Muammer KUTLUSAN katılım sağlayarak kutlamışlardır. Hayırlı olsun.

 

1 Mayıs kutlaması

30 Nisan 2021

 

EMEĞİM DEĞERİM, MÜCADELEM ONURUMDUR!

 Günümüzde; 2009 Nisan’ında mecliste oylanan 5892 sayılı yasa ve devamında da resmî gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren 1 Mayıs tatili “Emek ve Dayanışma Günü” günü olarak belirlenmiştir. Bizim olan bu bayramı biz emekçiler “1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı” olarak öteden beri kutlaya gelmişizdir. Yine alanlarda coşkuyla bu adıyla marşlar söyleyerek kutlayacağız. Dolayısıyla bir emekçi olarak Birleşik Kamu-İş'e bağlı sendikalarımızın üyeleri olmak üzere, emekten ve emekçiden yana olan her kesimden insanımızın 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramını kutluyoruz. Bugünü şanlı tarihsel geçmişine yakışır biçimde yeniden alanlarda coşkuyla kutlayacağımız günlere en kısa sürede kavuşmayı diliyoruz.

 Albert PARSONS, August SPIES, George ENGEL ve Adolph FISCHER. Hepimizin bildiği gibi bu emekçi önderleri, haftada 6 gün ve her bir günde 12 saat çalışma yerine, haftada 5 gün ve her bir günde 8 saat çalışmamızı borçlu olduğumuz, emeğim özgürlüğümdür, mücadelem onurumdur diyerek hayatları pahasına verdikleri mücadele ile 1 Mayıs geleneğinin başlangıcı olan 1886 Chicago direnişini örgütleyenlerdir. Daha güçlü ve daha çok kazanma güdüsüyle hareket edenlerle, insanın insanı sömürmesine dayalı düzene karşı gelenlerin mücadelesi insanlık tarihi kadar eskidir. Bu mücadelede emekten ve emekçiden yana olanlar en ağır bedelleri ödeyen taraf olmuşlardır. Bu dört işçi önderi en ağır bedelleri ödeyenler içinde yer almışlardır. Ancak; onları diğerlerinden ayıran ölüme giderken bile ortaya koydukları onurlu duruşlarıdır.

Onlar dönemin egemenlerinin kurdukları mahkemede; yaptıklarınızdan pişman olduğunuzu itiraf ederseniz sizi bağışlayacağız teklifine; “emeğimiz değerimizdir, mücadelemiz onurumuzdur” diyerek reddetmişler, onursuzca yaşamaktansa idam sehpasına yiğitçe gitmeyi yeğlemişlerdir. Başta bu insanlar olmak üzere, 1977 yılı kanlı 1 Mayıs’ında yaşamlarını yitiren 34 emekçimizi, her tür baskı ve zulme karşı direnen herkesi saygı şükran ve rahmetle anıyoruz.

"Emeğim değerimdir, mücadelem onurumdur” diyen tüm emekçilerimizin, emekten ve emekçiden yana olanların 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun.

 

 

     Cihad KORAY

     Genel Başkan

Çekin Demiryollarının Üzerinden Elinizi

ÇEKİN DEMİRYOLLARININ ÜZERİNDEN ELİNİZİ 

 Özelleştirme yerine son yıllarda kullanılagelen “Yeniden Yapılandırma” ile yine karşı karşıyayız. 2013 yılında 6461 sayılı kanun ile yapılan özelleştirilmeye de serbestleşme demişlerdi. Bugün TCDD ve Taşımacılık A. Ş. için verimsiz, çok zarar ediyor bu böyle gitmez diyenler 19 seneden beri kurumu kendilerinin yönettiklerinin farkında değiller. Ama biz farkındayız. Kurumların bugün mevcut olan tüm olumsuzluklarının tek sorumlusu demiryolu kültürünü, geleneklerini bilmeyen, kurumu tanımayan İBB kökenli insanlardan oluşan üst düzey yöneticilerdir. Şimdi bunlar ne ara kurumu tanıdılar da eksik yönlerini tespit edip yeniden yapılandırmaya kalkıyorlar? Bugüne kadar yeniden yapılanma adı altında yaptıkları uygulamaların kuruma yararı olmadığı gibi tam tersine zararı olmuştur. En yakın örneği 2013 yılı mayıs ayında 6461 sayılı Kanun ile TCDD’nin serbestleşmesi adı altında özelleştirilme sürecinin başlatılıp ikiye bölünmesidir. Bu bölünmenin kuruma olumlu yönde bir katkısı olmadığı gibi zararı olmuştur.  Yük ve yolcu taşımacılığında 2002’nin gerisine, kapasite kullanım oranında ise 1990 yılı seviyesine gerilemiştir. TÜRASAŞ çatısı altında bir araya getirilen Bağlı Ortaklıkların durumu ise 2020 Mart’ın çok gerisindedir. Bu köklü kurumlardaki çalışma barışı bozulmuş ve çalışanların kaygıları daha da derinleşmiştir.

 2002 yılı Kasım ayı sonrasında kurumun başına gelmenizden önce en önemli gelir kaynağı olan limanlar bizimdi, işletme hakkının devri yöntemiyle özelleştirildi.  TCDD’ye ait Meslek Lisesi, basımevi, çamaşırhane, dikimevleri kapatıldı. TCDD ye ait hastaneler SSK’ya devredildi. Sahip olunan taşınmazlar ve araziler rantiyecilerin hedefi haline geldi, şehir içinde ki demiryolu hattı üzerinde yüksek rant potansiyeli olan arazilerin ve taşınmazların satışı için demiryolu hatlarının yönünün değiştirilerek söz konusu araziler imara/ranta açıldı. Bu süreçte, hizmeti yerine getiren personel sayısında da radikal bir düşüş olmuş 2000 yılından bu yana memur ve kamu işçisi statüsünde çalışanların sayısı azalırken, sözleşmeli ve taşeron personel sayısında artış oldu. “Aynı kişilerden farklı bir şeyler beklemek ahmaklıktır”.

   Kurum zarar ediyor dönüşüm şart diyenler, her hizmetin maddi bir karşılığı olması gerektiğine inandıkları için kamu hizmetinin de satın alınması gereken bir mal olarak görüyorlar. Oysa TCDD’nin kuruluş sebebi ve maksadı insanları ve mallarını en ucuz ve en çabuk şekilde bir yerden bir yere taşımaktır bu hizmet sosyal devletin temel görevleri arasındadır. TCDD kamu yararı gözeden bir kurumdur önceliği kar değil, halka hizmet etmektir. Böylede kalmalıdır. Hayata Neo Liberal kafasıyla bakanların bunu kavramalarını elbette beklemiyoruz.

  Kurum zarar ediyor, dönüşüm şart diyenlere soruyoruz. Sayıştay raporlarında sayfalarca yer alan, işi bitiremeyen yandaş müteahhitlerin milyarlarca lira tutan hak edişlerinin altına kimler imza attı. Genel Müdürlüklerde ve bölgelerde görevlerinden alınan deneyimli bine yakın personele işe gelmeden her ay 10 Milyona yakın maaşı kimler ödüyor?  TCDD ye ait binaları, arazileri yandaşlara peşkeş çekenler kimler? Ankara Tren garı yanında yıllarca 2.Bölge Müdürlüğü olarak hizmet veren tarihi binayı ve yerleşkesindeki taşınmazları, arazileri  Medipol Üniversitesine devredip sonrasında TÜRASAŞ Genel Müdürlüğünün faaliyetlerini  sürdürmesi için aylık 200 bin liranın üzerinde bina kiralayanlar kimler?

 Demiryollarının değişmez kurallarından biriside liyakatsiz atamaların can ve mal kaybı ile sonuçlanan büyük tren kazalarına neden olmasıdır. Bu yaklaşım her ülke için geçerlidir. İngiltere’de de özelleştirilme sonrası liyakatsiz atamalar sunucunda büyük tren kazaları yaşanmıştır. Ülkemizde de liyakatsiz atamaların sebep olduğu kurum tarihinin en büyük işletme zararları bunların döneminde olmuş, yine kurum tarihinin can ve mal kaybına sebep olan en büyük tren kazaları son 19 yılda meydana gelmiş, kurum maddi kayıpları yanı sıra    büyük prestij kaybı da yaşamıştır.  Şimdi bu yaşananların birinci derece sorumlusu olanlar kendilerini sütten çıkmış ak kaşık yerine koyuyor faturayı yine çalışanlara çıkarıyor. Ama biz gerçek sorumluları biliyoruz ve o yüzden “çekin elinizi kurumun üzerinden” diyoruz. 

 Ulaşım İş Sendikası olarak kimlerin, hangi amaçla hazırladıklarını bilemediğimiz yeniden yapılanma çalışmalarını, sendikalar üzerinden çalışanlara dayatılmasını kabul etmiyoruz. Sendikaların ve derneklerin hazırlanan taslağın bütünü üzerinden değerlendirmeyip sadece 399 sayılı KHK üzerine yoğunlaşmasını doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Ortada kurum diye bir şey kalmayınca personelin hangi statüde çalışacağının bir önemi kalmayacaktır. Bizim önerimiz, sektör temsilcileri, üniversiteler, sendikalar, dernekler ve kurumun yöneticilerinden oluşan bir komisyonun kurulması, gerekli düzenlemelerin saptanarak bir eylem planın ortaya çıkarılmasıdır.  

 

     Cihad KORAY

     Genel Başkan

Hava Trafik Emniyeti Elektronik Personeli Dünya ATSEP günü kutlaması

Hava sahamızın emniyetli olarak yönetilmesi için kesintisiz olarak çalışan Hava Trafik Emniyeti Elektronik Personelinin 12 Kasım dünya ATSEP gününü kutlarız.

 

Celalettin Alp Başsağlığı

Celalettin ALP BAŞSAĞLIĞI

Corona belasından güzel bir insanı daha yitirdik! Sendikamızın Adana İl Temsilcisi değerli arkadaşımız Mühendis Celalettin ALP vefat etmiştir. Ailesine, sendikamıza ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Ruhun şad olsun, ışıklar içinde uyu onurlu ve güzel insan.

 

Nerdeyiz?

Bültenimize Abone Ol

Sosyal Medyamız

İletişim